KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/3855 E., 2019/8449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, dava konusu 1561 parsel sayılı taşınmazda vekil edenlerinin de hissesi olduğunu, davalının taşınmazı kiraya vererek müdahale ettiğini açıklayarak, davalının el atmasının önlenmesini ve 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin ödenmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 01.07.2015 tarihli dilekçesi ile ecrimisil yönünden talep miktarını 31.579,20 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle, davacıların hissesi oranında davalının taşınmaza yapılan el atmasının önlenmesine ve 31.579,20 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, sadece hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı (5.000,00 TL) üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, ancak ecrimisil yönünden artırılan miktar (26.570,20 TL) yönünden harç tamamlanmasına rağmen, el atmanın önlenmesi talebi yönünden taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden yargılama sırasında harç ikmalinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hâl böyle olunca, öncelikle taşınmazın keşfen saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/3855, K. 2019/8449, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama