KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/3904 E., 2019/8294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, ortak muristen intikal eden işyerinin tamamının davalılar tarafından kullanıldığını açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile asıl davada 7.860,00 TL, birleşen davada 2.200,00 TL ecrimisilin faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava yönünden 4.900,00 TL ecrimisil bedelinin davalı ... Otomotiv Tic. Ltd. Şti.'den, 2.758,00 TL ecrimisil bedelinin davalı ... 'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, davalı ... yönünden fazlaya dair istemin reddine, birleşen dava yönünden davalı ... aleyhinde açılan davanın husumet sebebiyle reddine, 892,24 TL ecrimisil bedelinin davalı ... 'den birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalılar vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Bilindiği üzere; 5219 ve 5236 sayılı Kanun ile 1086 sayılı HUMK'un 427/2. maddesi uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
Temyiz eden davalı taraf yönünden birleşen davada kabul edilen miktar (892,24 TL) olup miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da bir karar verilebilir. Açıklanan nedenlerle, temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan davalının birleşen dava yönünden temyiz isteminin değerden reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalılar vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarına gelince ;
a.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Mahkemece; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, reddedilen miktar 202,00 TL'dir. Asıl davada reddedilen kısım yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince davalı taraf lehine 202,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 24,24 TL ücrete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onamasına karar vermek gerekmiştir
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/3904, K. 2019/8294, 1 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama