İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4362 K.2019/11702

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı asıl, davacı vekili ve asli müdahil tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya…

Esas2018/4362Karar2019/11702Tarih24 Aralık 2019Okuma5 dk · 916 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/4362 E., 2019/11702 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

916 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı asıl, davacı vekili ve asli müdahil tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ..., Malatya Büyükşehir Yol ve Alt Yapı Daire Başkanlığınca gerçekleştirilen ... arası yol yapım çalışmalarında moloz ve toprak yığınlarının su kaynağının üzerine ve dere yatağına önlemsiz bir şekilde atılması sonucu su kaynağının ve dikmiş olduğu değişik türde ağaçların zarar gördüğünü, kendilerine ait su kaynağının kapandığını, bunun yanı sıra evlerinin ve bahçelerinin de afet tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/117 D.İş sayılı dosyası ile bu hususta tespit yaptırdığını belirterek,

davalı belediyece dere yatağının eski hale getirilip muhafaza altına alınmasını, yığıntı taşların altında kalan 50'den fazla ağaçların bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değeri fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000,00 TL olarak bildirilmiştir.

Davalı ... Belediyesi vekili; davacının kendisi ile ilgisi olmayan bir alandaki çalışmalardan rahatsız olup olmamasının mülkiyet hakkı kapsamında bir öneminin bulunmadığını, söz konusu çalışmanın bir bütün olduğunu, davacının iddialarının bir kısmının mahkemece değerlendirilemeyecek olan ancak bir idare mahkemesi dava dosyasına konu edilebilecek türden bulunduğunu, söz konusu suyun davacıya ait olmadığını, bu açıdan görev itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Feri müdahiller Çerkez ..., ..., ..., ..., ...; davacı tarafından üzerinde hak iddiasında bulunan kaynak suyunun uzun yıllardan bu yana köy halkı tarafından sulama ve içme suyu olarak kullanıldığını, kaynak suyunun tek bir kişiye verilmesi halinde tüm köy halkının mağdur olacağını, 1985 yılında köy karar defterinde alınan karar gereği iş bu kaynak suyun da köyün ortak kullanımı olduğunun belirtildiğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.

Asli müdahil ..., aynı zamanda abisi olan davacı ...’nın açmış olduğu davaya müdahil olmak istediğini, zarar gören taşınmazda pay sahibi olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından. Malatya Büyükşehir Yol ve Alt Yapı Daire Başkanlığının ...- Buzluk arasındaki yol çalışması sırasında moloz ve toprak yığınlarının su kaynağının üzerine ve dere yatağına önlemsiz bir şekilde atılması sonucu davacıya ait değişik türde ağaçların ve su kaynağının zarar gördüğü iddiası ile meydana gelen zararın davalı ...

Başkanlığından tahsili istemi ile derdest davanın açıldığı, davacı tarafça ön inceleme aşamasından sonra çeşitli tarihlerde verilen dilekçelerle, dava dilekçesindeki talebine ek olarak, davalının idari eylemi sonucu gördüğü zararın yanında, su kaynağı ile ilgili taleplerde bulunulduğu, HMK'nin 141/1. maddesi uyarınca, davalının, iddianın genişletilmesine/değiştirilmesine açık muvafakatının bulunmadığı, bu nedenle aşamalardaki muhtelif taleplerinin hukuki bir değer taşımadığı, kaldı ki; su üzerindeki hakkına dair taleplerinin muhatabının davalı ... olmaması nedeniyle bu taleplerle ilgili hukuki yarar koşulunun da bulunmadığı,

kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyelerin, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadıkları, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olduğu, bu itibarla idarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği sonucuna varılarak, açılan davanın yargı yolu (dava şartı eksikliği) nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Hüküm, süresi içerisinde davacı, davacı vekili ve asli müdahil tarafından temyiz edilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 nci maddesine göre, idari eylem ve işlemlerden dolayı zarar gören kişiler tarafından açılacak "tam yargı" davaları, idari yargı yerinde görülür ve çözümlenir. İdari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.

Kamu tüzel kişilerinin, kamu hizmetlerine ilişkin olmakla beraber özel hukuk kuralları altında, özel hukuk tüzel kişisi gibi yaptığı eylem ve işlemler ise özel hukuk alanına ilişkin olduğundan, bunlar idari eylem ve işlem olarak nitelendirilemezler.

Kamu idare ve kurumlarının, kamu otoritesinin (egemenlik hakkının) bir temsilcisi olarak yaptığı faaliyetlerinde veya ondan doğan eylemlerinde hizmet unsuru söz konusu olduğu halde, özel hukuk tüzel kişisi olarak yürütülen faaliyetler sırasında meydana gelen zararlardan ötürü ilgili kamu tüzel kişisinin sorumluluğunun özel hukuk hükümleri ve ilkeleri uyarınca belirlenmesi gerekir.

Davalı idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu yol yapım çalışması sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görülmesi ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Bu durumda, yol yapım çalışmaları sırasında moloz ve taş yığınlarının atılması sebebiyle su kaynağının ve ağaçlarının zarar gördüğü, su kaynağının kapandığı, evlerinin ve bahçelerinin afet tehlikesi ile karşı karşıya olduğu iddiasıyla elatmanm önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istemiyle açılan davada uyuşmazlığın özünü davalı idarece izinsiz ve hukuka aykırı olarak davacının taşınmazına fiili elatılması oluşturduğuna göre, mahkemece, davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4362, K. 2019/11702, 24 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4362
Karar No
2019/11702
Tarih
24 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4366 K.2019/11075
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/4366 K.2019/23792
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4368 K.2019/11347
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4369 K.2019/11072
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4370 K.2019/10807
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4371 K.2019/11528

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.