KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4389 E., 2019/10707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi, Yıkım
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., dava konusu 960 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise komşu parsel maliki olduğunu, maliki olduğu taşınmazın bir kısmının davalı tarafından yol olarak kullanıldığını, davalı tarafın, mutfak suyunu dava konusu taşınmaza akıttığını, ayrıca davalının kendi evine aldığı şahsi su borusunu da dava konusu taşınmazdan geçirdiğini açıklayarak, davalının dava konusu taşınmaza taşarak, yol olarak kullanarak, mutfak suyunu akıtarak ve şahsi su borusunu geçirerek yaptığı el atmasının önlenmesine ve tecavüze konu yapıların kaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, mutfak sularının davacının taşınmazına akmasının söz konusu olmadığını, kendisine ait su borularının davacının rızası ile 25 yıl önce davacının taşınmazından geçirildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait 902 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların davacıya ait taşınmaza herhangi bir tecavüzünün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir.
Her ne kadar Mahkeme tarafından az yukarıda açıklanan gerekçeler ile ret kararı verilmiş ise de, davacının dava dilekçesindeki tüm taleplerini karşılar şekilde araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Şöyle ki;
Davacı taraf, maliki olduğu taşınmazın bir kısmının davalı tarafından yol olarak kullanıldığını, davalı tarafın, mutfak suyunu dava konusu taşınmaza akıttığını, ayrıca davalının kendi evine aldığı şahsi su borusunu da dava konusu taşınmazdan geçirdiğini açıklayarak, davalının dava konusu taşınmaza taşarak, yol olarak kullanarak,
mutfak suyunu akıtarak ve şahsi su borusunu geçirerek yaptığı el atmasının önlenmesine ve tecavüze konu yapıların kaline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, davalı tarafın taşınmazı üzerinde bulunan yapıların ve yol olarak kullanılan alanın davacının taşınmazına herhangi bir tecavüzünün bulunup bulunmadığı hususları incelenmiş ancak, davalı tarafından, mutfağının suyunun davacı taşınmazına akıtıldığı, ayrıca davalının kendi evine aldığı şahsi su borusunun da davacının taşınmazından geçirildiği iddialarına yönelik olarak herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, her ne kadar, davalının taşınmazında bulunan yapıların davacı taşınmazına tecavüzünün bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılarak karar verilmiş ise de, davacının az yukarıda açıklanan talepleri konusunda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın davanın reddine dair hüküm tesis edilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4389, K. 2019/10707, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama