KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4440 E., 2019/6174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 15 nolu bağımsız bölümün müvekkili ile davalının ortak miras bırakanı adına kayıtlı olduğunu, davalının müvekkili ve diğer mirasçıların izni olmaksızın taşınmazı kullanıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile 3.000 TL ecrimisil alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
Temyiz aşamasında davalı, 06/05/2019 tarihli (Kimlik tespiti yapılan) dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 s.lı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 311. maddesinde, davayı kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davayı kabulün olabileceği hükümleri düzenlenmiştir.
Davalının davayı kabulüne ilişkin beyanının, HMK’nin 308. ve 311. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı, HGK’nin 21.11.1981 tarihli ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine engel oluşturan davalının davayı kabulüne ilişkin hüküm verme yetkisi hükmü veren mahkemeye ait olduğundan yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4440, K. 2019/6174, 19 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama