KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/47 E., 2018/13111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katkı Payı, Katılma Alacağı Boşanmadan Sonra Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı vekili ile davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-davalı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen bir adet taşınmaz yönünden mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunmuş, yersiz açılan birleşen davaların ise reddini savunmuştur. Davalı-davacı ... vekili, boşanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat ile evlilik birliği içinde birleşen davalı kadın adına edinilen bir adet araç yönünden mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunmuş, asıl dava yönünden taşınmazın edinilmesinde davacı kadının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davacı -davalı ...'nin mal rejiminden kaynaklı davasının kısmen kabulüne;
573.068.929 TL değer artış payı alacağı ve 87.046,063 TL artık değer katılma alacağı olmak üzere toplam 660.115,55 TL' nin karar kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalı-davacı ... 'den alınarak ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalı-davacı ... 'in maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL. maddi, 30.0000,00 TL manevi tazminatın karar kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-davalı ...'den alınarak davalı-davacı ...'e verilmesine,
dava tarihinden itibaren maddi ve manevi tazminata yasal faiz uygulanması talebinin reddine, zina nedeniyle boşanmaya hükmedilmediğinden TMK 236/2. maddesinin ... lehine uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı-davacı ... vekilinin tüm ve davacı-davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-davalı ... vekilinin faiz başlangıcı yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Davacı-davalı ... lehine hükmedilen alacak, katılma ve değer artış payı alacağı niteliğindedir. TMK.239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Mahkemece, karar tarihi olan 05.03.2015 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, karar kesinleştiği tarihden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/47, K. 2018/13111, 24 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama