İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/4780 K.2020/1869

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi ve yıkım istemi yönünden kabulüne, ecrimisil istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı…

Esas2018/4780Karar2020/1869Tarih26 Şubat 2020Okuma4 dk · 843 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/4780 E., 2020/1869 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

843 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi ve yıkım istemi yönünden kabulüne, ecrimisil istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; vekil edeninin dava konusu 3236 ada 8 parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından olduğunu, vekil edeni ile dava dışı yüklenici arasında 04.02.1997 tarihinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalının ise yükleniciden daire satın alan kişi olduğunu, yüklenicinin sözleşme şartlarına uymadığı gibi taşınmaz üzerinde yer alan binayı ruhsatsız ve projesiz olarak kaçak şekilde yaptığını, bunun üzerine vekil edeni tarafından açılan dava sonucunda Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/634 Esas,

2007/258 Karar sayılı ilamı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verildiğini, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan binada ikinci bodrum kattaki daireyi işgal ettiğini öne sürerek müdahalesinin önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden geriye yönelik olarak beş yıl için 10.000 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilene, birleşen dava dilekçesinde ise binanın yıkımına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, dava dışı yüklenici ile 14.11.1997 tarihinde Noterde satış vaadi sözleşmesi tanzim ettiklerini, bu sözleşme uyarınca yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine düşen bağımsız bölümlerden ikinci bodrum katta girişe göre sağ tarafta bulunan 90 m2 lik daireyi kaba inşaat olarak satmayı,binanın bitimi ile adına tapu kaydı oluştuğunda da kendisine devretmeyi vaad ettiğini, satım bedelini peşin olarak yükleniciye verdiğini, dava konusu daireyi aynı gün kaba inşaat olarak teslim aldığını, oturulabilir duruma getirmek için masraf yaptığını,

davacının yüklenici tarafından kendisine teslim edilen aynı binada ikinci katta yer alan dairede oturduğunu, diğer iki daireyi de üçüncü kişilere satıp hisse devri yaptığını, bu durumun arsa tapusuna dayalı mülkiyet hakkının kötüye kullanılması olduğunu açıklayarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davalının kullanmakta olduğu daireyi yükleniciden Noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını savunmuş ise de, yüklenici ile davacı arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye yönelik olarak feshine karar verildiği, bu durumda davalının satın alma savunmasına değer verilemeyeceği, dava konusu taşınmazdaki binanın onaylı mimari projesinin bulunmadığı, yapı ruhsatının olmadığı,

kaçak yapı niteliğinde olduğu ve hukuken korunacak nitelikte olmadığı gerekçesi ile 3236 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binanın ikinci bodrum katındaki bağımsız bölüme davalının el atmasının önlenmesine ve bağımsız bölümün yıkımına, ecrimisil isteği yönünden ise davalının taşınmazı noter satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak kullanması nedeniyle iyi niyetli olarak kabul edilmesinin gerektiği, davadan önce davacı tarafından davalıya herhangi bir ihtarname çekilmediği, davalı tarafından taşınmazın uzun süredir kullandığı gerekçesi ile haksız işgal tazminatı isteği yönünden davanın reddine karar verilmesi üzerine;

hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen dava, tapulu taşınmazda elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine yöneliktir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden. 3236 ada 8 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın maliki davacı ile dava dışı yüklenici İbrahim Pala arasında 04.02.1997 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, davalının ise 14.11.1997 tarihinde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye düşen dava konusu daireyi satın aldığı,

davacının davalı ile birlikte, yüklenici tarafından taşınmaz üzerine yapılan binanın ikinci katında ikamet ettiği, yine bir kısım daireleri 2000 ve 2012 yıllarında dava dışı üçüncü kişi kişilere satıp hisse devri yaptığı, davacı tarafından yüklenici aleyhine açılan Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2007 tarihli ve 2004/634 Esas, 2007/258 sayılı kararıyla, yüklenicinin onaylı proje ve ruhsat alınmadan bina inşa ettiği, binanın kaçak olduğu ve arsa sahibinin kaçak inşaatı kabul yükümlülüğü olmadığı gerekçesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verildiği,

anılan kararın taraflarca temyiz edilmeyerek 03.05.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca Mahkemece, davacının davalı ile birlikte yüklenici tarafından taşınmaz üzerine yapılan binanın ikinci katında ikamet ettiği, yine bir kısım daireleri 2000 ve 2012 yıllarında dava dışı üçüncü kişi kişilere satıp hisse devirleri yaptığı,dava konusu binanın davacı arsa sahibi ile yüklenici arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davacının bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığı nazara alınarak kal istemli birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile,

usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 25,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 863,75 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.551,25 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4780, K. 2020/1869, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4780
Karar No
2020/1869
Tarih
26 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/4780 K.2020/2477
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/4780 K.2020/842
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4781 K.2020/1505
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4781 K.2020/1837
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4781 K.2020/1341
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/4781 K.2020/600

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.