KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4870 E., 2020/2108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin 227 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafından taşınmaz üzerine ev inşa edildiğini belirterek, davalının el atmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerinde bulunan binanın yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir
Davalı, belediyeden alınan çatı ruhsatı doğrultusunda sadece çatı yaptığını ve yapının yeni bir bina olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çapa bağlı elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 227 (yeni 131 ada 2) parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, 1995 yılında davalının babası ... (ve davacının kayınpederi) tarafından satış yolu ile davacıya devredildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca 09.04.2015 tarihli inşaat bilirkişi rapora göre de, çekişmeli yapının 1983 yılında inşaa edilen 30 yıllık tek katlı yığma yapı vasfında olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda, davalı, dava konusu taşınmazda malik/paydaş olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğundan, mahkemenin, üstün hak sahibi davacı lehine elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken “... dava konusu parselin davalının babası, davacının kayınpederi ...'e ait olduğu ve kullanıldığı, davalıya dava konusu parsel üzerine ev yapması için babasının izin verdiği ve onun tasarrufu sonucu iyi niyetli olarak davalının söz konusu evi..” yaptığı gerekçesi ile reddi doğru değildir.
Ancak, davalının, taşınmazın babası (ve davacının kayınpederi) adına kayıtlı olduğu dönemde evi inşaa ettiği anlaşılmaktadır. Nitekim dosyaya ibraz edilen 09.04.2015 tarihli inşaat bilirkişi raporu da bu hususu doğrular nitelikte olup, davacının dava konusu evin kayınpederinin rıza ve bilgisi dahilinde yapıldığını bildiği veya bilmesi gerekir. Bu durumda davalı iyiniyetli olduğuna göre yapı değerinin tespiti ile belirlenen bedelin davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi halinde yıkım istemi yönünden değerlendirme yapılmalıdır.
Hal böyle olunca, Mahkemece, üstün hak sahibi davacının elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi, akabinde tespit edilmiş ve/veya edilecek yapı değerinin depo edilmesi halinde yıkım talebi hakkında varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4870, K. 2020/2108, 3 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama