KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/4923 E., 2019/5018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili davalı ..., davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 1299 ada 5 parsel sayılı taşınmaza davalıların yapı inşa etmek suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek elatmalarının önlenmesine, yapının yıkılmasına ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazı uzun süredir kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının kayıt maliki olduğu gerekçesiyle davalıların elatmalarının önlenmesine, müdahalenin imar uygulaması sonucu oluştuğu ve davalıların kötüniyetli olmadıkları gerekçesiyle de yıkım ve ecrimisil talebinin reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un değişik 432. maddesi hükmüne göre temyiz süresi 15 (onbeş) gündür. Aynı Kanun'un 434. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi değilse dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği, harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, Mahkemece verilen gerekçeli karar Tebligat Kanunu'na uygun bir biçimde davalı ...'e 19.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı tarafından adli yardım talepli olarak sunulan temyiz dilekçesinin havale tarihi 18.03.2016 olup, kararın tebliğ tarihi ile havale tarihi arasında onbeş günlük temyiz süresi geçmiş bulunmaktadır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemi geçersiz olacaktır. Bu nedenle davalı ...'in temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, arsa nitelikli 1299 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın 1163 ada 1 parsel, 1177 ada 1 parsel, 1201 ada 5 parsel, 1198 ada 2 parsel, 1216 ada 1 parsel, 1236 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardan 02.08.2005 tarihli imar uygulaması sonucu oluştuğu, 5 parsel sayılı taşınmazın davacı ile birlikte dava dışı Faruk, Hamit ve İsa adına kayıtlı iken davacının diğer paydaşlardan hisselerini satın alması ile malik olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davaya konu parselin imar uygulaması ile oluştuğu, tanık beyanlarına göre taşınmazda bulunan yapının davalı ... tarafından imar uygulamasından önce yapıldığı açıktır.
Hal böyle olunca; davalıların iyiniyetli oldukları da gözönüne alınarak TMK'nin 723. maddesi uyarınca yapının rayiç değerinin depo edilmesi için davacıya önel verilmesi, depo edildiği takdirde elatmanın önlenmesine ve yapının yıkılmasına, aksi takdirde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/4923, K. 2019/5018, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama