KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/5147 E., 2020/6838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dairece dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalının müvekkilinin oğlu ile evli olduğu için oturumuna izin verdiğini ancak bilahare oğluyla aralarında boşanma davası görüldüğünü, evi boşaltması için ihtar çektiğini belirterek elatmanın önlenmesine ve şimdilik 1.500 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yer değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın 1.500 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, elatmanın önlenmesi istemi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da elatılan taşınmaz değeri istenen şey değerleri bilirkişilerce hesaplanmasına karşın bu yönden harç ikmali yapılmadığı, davacının bilirkişilerce hesaplanan ecrimisil miktarı olan 2.000 TL olarak davasını ıslah ettiği ve tamamlama harcını da bu bedel üzerinden yatırdığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Şu halde, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili tespit edilen dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5147, K. 2020/6838, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama