KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/5360 E., 2020/6176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkiline ait dava konusu 1938 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davalı şirkete ait araçlar tarafından taş ocağından çıkartılan kum ve çakılın ağır vasıtalarla taşınmakta olduğunu belirterek, 2.356,24 TL ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin 05.03.2009 tarihinde kurulduğunu ve taş ocağının 2009 yılı Ağustos ayında ruhsata bağlı olarak işletilmeye başlandığını, 2 yılı aşkın süredir Gümerdiğin Belediyesi'nin göstermiş olduğu yolun kullanıldığını, davaya konu yolun 10 yılı aşkın süredir belde sakinlerince de kullanılmakta olduğunu, şirketin haksız işgalci olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin oluşan ürün kaybına ilişkin temyiz itirazına gelince, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.
Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Dosya içeriğinden ve özellikle ziraat Bilirkişisince hazırlanan 28.03.2013 tarihli ek rapordan, davalının taşınmazı kullanması sonucu davacı tarafın olumlu zararın yanısıra olumsuz zarara da uğradığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, taşınmazın davalı tarafça haksız kullanılmasından kaynaklanan verim kaybı da gözetilerek davacı taraf lehine ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5360, K. 2020/6176, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama