İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5467 K.2020/5367

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2018/5467Karar2020/5367Tarih24 Eylül 2020Okuma4 dk · 786 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/5467 E., 2020/5367 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

786 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava konusu 801 parselin babalarının sağlığında haricen ve rızai olarak taksim edildiğini, parselin orta kısmında kalan alanın davacıya ait olduğunu, davalının bu taşınmazı kullanmasına engel olduğunu, 2013 yılında davalı tarafından ekim yapıldığını, 2014 yılında ise davacının zeytin fidelerine müdahale edildiğini, davalıya karşı kaymakamlıktan da men kararı alındığını el atmanın önlenmesini talep etmiştir.

Davalı; davacının babası Osman ile kendi dedesi Ali’nin yıllar önce babalarından kalan yerleri taksim ettiklerini, tarafların çok sayıda taşınmazda hissedar olduğunu, taraflar dışında başkaca hissedarlar da olduğunu, taşınmazlar küçük m2'li olduğundan her hissedarın hissesine düşen yeri kullanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle hissedarların bütün parsellerdeki hisselerine karşılık bir kaç parselde yer kullandığını, dava konusu taşınmazın 4 dönümünün babası Feti tarafından 1988-2001 yılları arasında kullanıldığını, sonrasında ise kendisi ve kardeşi tarafından kullanıldığını, davacının taşınmazı kullanmadığını davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; dava konusu taşınmazların tarafların murisleri arasında taksime konu edildiği dava konusu taşınmaz kesiminin davacının babasına ve sonrasında davacıya intikal ettiği, davalının müdahalesinin haksız olduğu yıllardır tarafların taksime uygun olarak kullanımlarını sürdürdüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 801 parsel taşınmaza vaki fen raporunda kırmızı ile boyalı 3.200 m2'lik alana müdahalenin men’ine karar verilmiştir. Hüküm davalı asil tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava; paydaşlar arası elatmanın önlenmesi davasına ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sait temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.), Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya ortaklığın satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, "ahde vefa" kuralının yanında TMK'nin 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir.

Somut olaya gelince; tarafların babalarından kendilerine kalan başkaca taşınmazlar ile dava konusu 801 parselde davacı ile davalının paydaş oldukları ve dava dışı birçok paydaşın daha bulunduğu; dosya kapsamında tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmazın parsel bazında taksimnin yapıldığı,

3 parçaya bölünerek paydaşlardan sadece bir kısmı olan dava dışı iki paydaş ile davacının babasının kullanımına bırakıldığı tespit edilmiş olup paydaşlar arasında hukuken geçerli bir fiili ya da harici taksimden söz edilebilmesi için her bir taşınmazın ayrı ayrı tüm paydaşlar arasında paylaşılması gerektiği, parsel bazında kullanım durumlarının belirlenmesinin TMK’nin 688. ve devamı maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümlerine uygun düşmeyeceği ilkeleri gözönünde tutulduğunda, dava konusu parsel bakımından tüm paydaşları bağlayıcı bir taksimden söz edilemeyeceği;

ayrıca, taşınmazın tamamının değil sadece geçersiz taksim ile davacının babasına düştüğü iddia edilen kısmın davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca.

Mahkemece kanunun aradığı anlamda geçerli bir taksimden söz edilemeyeceği ve davalının kullandığı bölümün payına karşılık gelen miktardan fazla olduğu göz önüne alındığında davalının davacının payına vaki müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi gerekmekte iken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamakla Mahkemece, hükmün 1. fıkrasındaki “...fen bilirkişi raporuna ekli krokide kırmızı ile boyalı gösterilen 3.200 m2'lik alana...” ifadesinin çıkarılarak yerine “... davalının davacının payına yönelik ...” ifadesinin eklenmesi gerekmektedir.

Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 1. bendindeki “...fen bilirkişi raporuna ekli krokide kırmızı ile boyalı gösterilen 3200 m2lik alana... ”ifadesinin çıkarılmasına, “... davalının davacının payına yönelik ...”ifadesinin eklenmesine Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5467, K. 2020/5367, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5467
Karar No
2020/5367
Tarih
24 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5468 K.2020/5021
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/5469 K.2020/3965
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/5470 K.2020/3816
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5471 K.2020/5363
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/5472 K.2020/5371
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/5474 K.2020/3894

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.