KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/5658 E., 2020/2109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil Ve Müdahalenin Meni
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, müdahalenin meni davasının kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 23 ada 89 nolu parselin müvekkilinin teyzesi adına kayıtlı olduğu dönemde müvekkilinin babası ile teyzesinin anlaşarak babası tarafından taşınmaz üzerine 3 katlı bir ev inşaa edildiğini, ikinci katın babasına diğer katların ise karşı tarafa kalacak şekilde bölüşüldüğünü, fakat davalının bu daireye kiracı olarak yerleştiğini, bir kaç yıl kira ödenmesine müteakip diğer kiraların ödenmediğini, yapılan tüm uyarılara rağmen taşınmazın boşaltılmadığını, dava konusu dairenin 06.05.2011 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını,
devir tarihinden sonra gönderilen noter ihtarnamelerine rağmen davalının taşınmazdan çıkmadığını belirterek elatmanın önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.200 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak vekil edenine ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/1. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yer (kısım) ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı olan 25.200,00 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da elatılan taşınmaz (daire) değeri bilirkişilerce hesaplanmayarak bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Şu halde, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili keşif icra edilmek suretiyle tespit edilecek dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5658, K. 2020/2109, 3 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama