KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/5712 E., 2019/2609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, davacının dava konusu 3845 parseldeki 40/560 hisseyi ...'den, 20/560 hisseyi ...'tan satın aldığını, davacı ile hisse satın aldığı dava dışı kişiler arasında düzenlenen düzenleme şeklinde yer belirleme sözleşmelerine göre 20/560 hissenin 1.normal kattaki 9 nolu daireye, 40/560 hissenin 20/560 hissesinin 4.normal kattaki 23 nolu daireye ve 20/560 hissesinin 5.normal kattaki 27 nolu daireye tekabül ettiğini, 27 nolu dairenin davalı tarafından haksız ve fuzuli olarak işgal edildiğini açıklayarak, taşınmaza vaki elatmanın önlenmesine, taşınmazın davacıya teslimine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın reddine dair ilk kararı, davacı vekilinin temyizi üzerinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.10.2012 tarihli ve 2012/6662 Esas, 2012/11116 Karar sayılı ilamı ile araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazın ...
2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/2252 Esas, 2012/1650 Karar sayılı kararı ile ortaklığın giderilmesine karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği gerekçesiyle, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tüm dosya kapsamından davacının davasında haklı olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, dava konusu 3845 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamış 28 adet bağımsız bölümden oluşan bina olduğu, davalının taşınmazdaki 40/560 hisseyi 11.04.2001 tarihinde dava dışı 3.kişiden satın aldığı, yargılama sırasında 20/560 hisseyi dava dışı 3.kişiye sattığı ve halen taşınmazda 20/560 oranında hissedar olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki binada bir daireye isabet eden arsa payının 20/560 olduğu belirlenmiştir.
Dosya arasındaki teknik bilirkişi raporuna göre, dava konusu bir daireye isabet eden 20/560 hissenin dava tarihi itibariyle değeri 38.485,74 TL olduğu halde mahkemece teknik bilirkişi raporunda 40/560 hisse esas alınarak hesaplanan 76.971 TL üzerinden 8.816,81 TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece 38.485,74 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.533,43 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı aleyhine olacak fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK mad. 438/7, HMK mad. 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/5712, K. 2019/2609, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama