KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/594 E., 2018/9706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 13.02.2013 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, mahcuz mallarla borçlunun herhangi bir ilgisi olmadığını belirterek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun ticaret sicilde kayıtlı olduğu adreste yapıldığını, haciz sırasında borçluya ait evraklar bulunduğunu, davacı 3. kişi ve borçlunun unvanlarının benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haciz yapılan adresin borçlu tarafından kurmuş olduğu şirket nedeniyle ticaret siciline bildirmiş olduğu, adres olduğu ancak fiilen bu adreste bulunmadığı, haciz zaptında malların borçlu şirkete değil, ...'a ait olduğunun belirtildiği, vergi levhasına göre haciz yerinin davacıya ait olduğu, borçlunun haciz yapılan adresle bir ilgisinin olmadığı, hacizli mallara ilişkin faturaların davacıya hitaben düzenlenmiş olduğu ve onun adına belgelendirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK' nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İİK'nun 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilene kadar geçerli kabul edilen 13.02.2013 tarihli haciz tutanağındaki bilgilere göre, dava konusu haciz sırasında davalı borçlu şirkete ve borçlu şirket yetkilisi ve ortağı olan...'a ait çok sayıda evrak bulunmuştur. Ayrıca haciz yapılırken AVM'nin danışma bölümünden gelen kişinin icra heyetine işletmeyi borçlu şirket yetkilisi...'ın işlettiğini söylediği, haciz sırasında hazır bulunan çalışan ...'ın da işe ... tarafından alındığına dair beyanda bulunduğu hususları haciz tutanağına yansımıştır. Buna göre, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacı 3. kişinin dayandığı, vergi levhası ve adi nitelikteki kira sözleşmesi ve bir kısmı mahcuzlarla uyumlu olmayan faturalar; istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
O halde, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/594, K. 2018/9706, 20 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama