KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/6039 E., 2018/12010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi ve Yıkım
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, maliki olduğu 219 parsel sayılı taşınmaza davalının ağaç dikmek ve beton duvar yapmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarındaki taksim sözleşmesini ihlal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkından kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına yönelik olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile yıkım bedelinin toplamından ibaret olacağı ve bu tür isteklerin nisbi harca tabi olduğu kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın maktu harç ödenmek suretiyle açıldığı, yıkım isteği yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da her iki istek yönünden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen elatmanın önlenmesi ve yıkım istekleri yönünden keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/6039, K. 2018/12010, 2 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama