KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/6725 E., 2020/6910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin davalı ile müşterek maliki olduğu 2 nolu dükkan vasıflı bağımsız bölümün tamamının davalının kullanımında olduğunu, Üsküdar 8. Noterliği kanalı ile gönderilen ihtarnamede davalıdan kira talep edilmesine karşın davalının ödeme yapmadığını açıklayarak, 01.05.2011 tarihi ile dava tarihi arası dönem için şimdilik 10.000 TL ecrimisilin tahakkuk eden dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davalı davaya süresinde cevap vermemiş, bilahare davalı vekilince verilen beyan dilekçesinde davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek 01.05.2011-22.09.2014 arası dönem için toplam 7.916,57 TL ecrimisil alacağının tahakkuk dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazlarda tarafların müşterek malik olduğu sabittir. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince, davalının dava konusu taşınmazın paylı maliki olduğu, dava konusu dükkanı yine kendisine ait bitişikteki fırının temizlik deposu yapmak suretiyle bizzat kullandığı anlaşıldığına göre, davalı aleyhine ecrimisile hükmedilebilmesi için öncelikle intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekir. Davacının, Üsküdar 8. Noterliği aracılığıyla davalıya gönderdiği 13.06.2011 tebliğ tarihli ihtarname ile davalıyı intifadan men ettiğinin kabulü gerekir ancak önceki dönemde davalının intifadan men edilip edilmediği dosyadan anlaşılamamaktadır.
Buna göre, ihtarnamenin tebliği tarihi öncesi dönem için davalının intifadan men edilip edilmediği araştırılmadan davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş, ayrıca faiz başlangıç tarihleri olarak dönem sonlarının açıkca yazılması yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde "tahakkuk dönem sonlarından" denilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemekle hükmün bu sebeplerle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/6725, K. 2020/6910, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama