İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/6871 K.2020/2120

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi, alacak davasında elatmasının önlenmesi isteğinin reddine ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekilleri ve…

Esas2018/6871Karar2020/2120Tarih4 Mart 2020Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/6871 E., 2020/2120 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.184 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi, alacak davasında elatmasının önlenmesi isteğinin reddine ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekilleri ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Asıl davada davacı vasi, 3 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan dava konusu binanın üst katlarını davalının herhangi bir hakka dayanmaksızın kullandığını belirterek, elatmanın önlenmesini ve kullanım bedeli olarak dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte 66.000 TL ödenmesini talep etmiştir.

Birleşen davada vasi vekili, dava konusu binanın üst katlarının kullanım bedeli olarak 29.08.2008 tarihinden, dava tarihi olan 09.06.2011 tarihine kadar 237.000 TL ödenmesini talep etmiş, 09.06.2011 tarihinde asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazı paydaşlardan dava dışı ... ile yapılan kira sözleşmesine dayalı kullandığını, ...’a ödenen kira bedellerinin taşınmazın tamamına ilişkin olduğunu, başlangıçta çatı katı ile birlikte kiralandığını, ancak 2008 yılı başında çatı katının ...’a geri teslim edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece “davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,..l İli, ...r İlçesi,...Mahallesi, 3 ada 1 parsel sayılı taşınmazın birinci normal kattaki 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerine ilişkin toplam 110.317,00 TL kira alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın müdahalenin men'i ve tahliye talebinin reddine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vasi vekilleri ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

1. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı ...’m 3 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın davaya konu olan 7, 8 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerine 21.01.1983 tarihinden itibaren tam hisse ile malik olduğu, davalı ile kira sözleşmesi yaptığı iddia edilen ...’ın paydaş malik olmadığı, davacının kısıtlanarak kendisine vasi atanmış olduğu,

davacının dava dışı ... tarafından yapıldığı iddia edilen 01.08.2006 tarihli kira sözleşmesine açık muvafakati olmadığına, kira sözleşmesinin benimsenmiş olduğu kabul edilemeyeceğine, davacı ya da temsilcisi tarafından yapılmış geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığına göre, davalının taşınmazda haksız işgalci olarak bulunduğu anlaşılmıştır.

O halde, davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak el atmanın önlenmesi talebinin kabulü gerekirken, Mahkemece reddine karar verilmesi yanlıştır.

2. Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir.

(YHGK'un 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde meycut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

Somut olaya gelince; karara esas alman bilirkişi raporlarının hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Mahkemece yeniden konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilerek (resen emsal araştırması yapmak ya da taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle) araştırma ve inceleme yapılması, 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin yanısıra 7 numaralı bağımsız bölümün de kullanıldığının davalı tarafın kabulünde olduğu da gözetilerek, oluşacak sonuca göre, davacı tarafın 05.06.2014 tarihli dilekçesinde belirttiği ecrimisil talepleri de dikkate alınmak suretiyle belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken^yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

3. Davacı taraf asıl dosyada dava dilekçesi ile 66.000 TL ecrimisil talep etmiş, 20.04.2010 tarihli dilekçesi ile talebini 207.586 TL olarak ıslah etmiş ve bu rakam üzerinden harcı tamamlamış, daha sonra 05.06.2014 tarihli dilekçesi ile 74.257,42 TL ecrimisil alacağını hüküm altına alınmasını istemiştir.

Birleşen dosyada ise dava dilekçesi ile 237.000 TL ecrimisil talep etmiş, 05.06.2014 tarihli dilekçesi ile ecrimisilin 101.868,11 TL olarak hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davacının talep sonucunu azaltması davayı değiştirme sayılmaz. Bu nedenle talep sonucunun azaltabilmesi için kural olarak davalının muvafakatine ihitiyaç olmadığı gibi, ıslah yoluna başvurulmasına da gerek yoktur. Davacının talep miktarını azaltması kısmi feragat anlamına gelir.

Bu nedenle, davacının asıl davada 20.04.2010 tarihli dilekçesi ile talep ettiği 207.586 TL asıl dava için ve birleşen davada dava dilekçesi ile talep ettiği 237.000 TL birleşen dava için dava değeri olduğu, davacı tarafın 05.06.2014 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin talebinden feragat etmiş olduğu kabul edilmelidir.

O halde; davacı tarafça harcı tamamlanan dava değerleri esas alınarak ve sonradan feragat edilmiş olan miktarlar gözetilerek ecrimisil yönünden bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de, hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlaya veya başka bir şeye hüküm veremez. Eş söyleşiyle hakim, davacının talep sonucu ile bağlı olduğundan, bu talepten fazlasına karar veremez (HMK mad. 26). Birleşen davada davacı taraf, dava dilekçesi ile 237.000 TL talep etmişse de, 05.06.2014 tarihli dilekçesinde talep miktarını 101.868,11 TL olarak açıklamıştır. Mahkemece, birleşen davaya yönelik talep miktarını aşarak yazılı şekilde 107.622,00 TL ecrimisile hükmedilmesi usul ve Yasaya aykırı olmuştur.

Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde; hüküm kısmında isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Öte yandan birleşen davalar birlikte görülmekle birlikte, ayrı dava olma özelliğini korumaya devam eder. Bu nedenle her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinde kuşku yoktur. Somut olaya gelince; Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların ayrı davalar olduğu gözetilerek birleştirilen dava hakkında ayrı hüküm kurulması gerekirken HMK'nin 297/2. maddesine aykırı olacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, davacı vekillerinin yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK''un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 04.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/6871, K. 2020/2120, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/6871
Karar No
2020/2120
Tarih
4 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/6874 K.2020/2379
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/6899 K.2020/1798
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/6906 K.2020/3021
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/6907 K.2020/3023
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/6916 K.2020/2652
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/6917 K.2020/2392

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.