İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/6927 K.2018/17989

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davada asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili…

Esas2018/6927Karar2018/17989Tarih25 Ekim 2018Okuma4 dk · 765 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/6927 E., 2018/17989 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

765 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davada asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/10/2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. Cansu İnaltan geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü

KARAR

Davacı vekili;vekil edeninin 16 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olup hissesini 13.9.2007 tarihinde ... ...’dan satın aldığını, taşınmaz başına giderek fiilen zilyetliğin kendisine teslim edildiğini, vekil edeni tarafından yer tesliminden sonra kendisine gösterilen sınırlarda 9182 m2' lik hissesinin duvarla çevirmek istendiği sırada;

davalıların vekil edeni aleyhine 3091 sayılı Kanun uyarınca kaymakamlığa başvurduklarını, vekil edeni hakkında tecavüzün menine karar verildiğini, davalıların dava konusu taşınmazda hisselerinden fazla yer kullanıp vekil edeni de dava konusu yer dışında yer kullanmadığı halde hakkında men kararı aldırıldığını, davalıların müdahalesinin haklı nedene dayanmadığını belirterek, davalıların müdahalesinin menine ve elatma tehlikesi devam etmesi nedeniyle muarazanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu 16 parselle ilgili hissedarların 1991 yılında rızai taksim yaptıklarını,vekil edeninin taşınmazı taksimdeki gibi kullandığını,davacının taşınmazı ... ...’dan aldığını, davacının ve satın aldığı ...’ın davacının kullandığı yerde hissesinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

Davalı ... vekili tarafından davacı ...’e karşı dava açılarak;16 parselle ilgili 7.6.1991 tarihinde hissedarların rızai taksim yapıp o tarihten beri taşınmazı taksime göre kullandıklarını, davacı- karşı davalının ise taşınmazı satın aldıktan sonra vekil edeni ... ve kardeşlerine düşen hisseleri kullanıp bu yere inşaat yaptığını, davacı- karşı davalı hakkında kaymakamlık tarafından men kararı verildiğini beyan ederek davacı- karşı davalı ...’in 16 parseldeki tecavüzünün menine ve inşaatın kaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı-karşı davalı ... vekili ise; davacı- karşı davalının dava konusu taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazda fiili kullanım oluştuğunu, 1991 tarihli rızai taksim sözleşmesinin tüm hissedarlar tarafından imzalanmaması nedeniyle geçerli olmadığını, davalı- karşı davacı dahil tüm hissedarların dava konusu taşınmazda az da olsa yer kullandıklarını, bu nedenle davalı-karşı davacının men'i müdahale davasının dinlenemeyeceğini belirterek birleşen karşı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen karşı davanın ise kabulüne ve davacı-karşı davalının 16 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi tarafından krokide gösterilen 5B kısmındaki tecavüzünün men'ine ve kal'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı- karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl dava elatmanın önlenmesi, birleşen dava ise elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.

Mahkemece 1991 yılında yapıldığı belirtilen rızai taksime üstünlük tanınarak birleşen davanın kabulüne ve davalıların davacıya ait parsele müdahalesinin bulunmadığı belirtilerek asıl davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

O halde mahkemece toplanmış ve toplanacak delillere göre;dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak geçerlilik durumuna göre 1991 tarihli rızai taksim protokolünün mahalline uygulanması, taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlenerek beyanları arasında çelişki olursa mahkemece yüzleştirilmesi, taraflar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin fiili taksim olup olmadığı ve varsa her bir tarafın hangi bölümü kullandığı hususunun uyuşmazlığa sebebiyet vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması,

tarafların dava konusu taşınmazda başından beri kullandıkları az da olsa bir yer olup olmadığı hususunun saptanarak tüm bu hususların fen bilirkişisi tarafından krokiye yansıtılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Kabule göre de;

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa yıkımı istenilen yapının değerinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (4.3.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).

Ne var ki, karşı dava elatmanın önlenmesi isteği ile açıldığı, yıkım yönünden değer bildirilmediği gibi, yargılama sırasında da harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım isteği ile ilgili olarak davacıların bildireceği dava değerleri üzerinden peşin harcın alınması, keşfen saptanan ya da saptanacak değerler başlangıçta gösterilen değerlerden fazla ise yargılama sırasında taraflarca eksik harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması da isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı-karşı davalıya verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/6927, K. 2018/17989, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/6927
Karar No
2018/17989
Tarih
25 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/6928 K.2018/6269
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/6930 K.2018/10235
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/6931 K.2018/10444
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/6933 K.2018/10175
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/6934 K.2018/10868
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/6936 K.2018/5719

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.