KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/7188 E., 2020/7038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise komşu 1 parsel sayılı taşınmazda evinin bulunduğunu, sözkonusu evin iki taşınmazın sıfır noktasına yapıldığını, ancak daha sonra 10 cm izolasyon yapılmak suretiyle vekil edeninin taşınmazına tecavüz edildiğini açıklayarak, davalının tecavüzünün men’ne ve tecavüzlü kısmın kal’ine karar verilmesini istedi.
Davalı taraf taşınmazın yalıtımı da yapılmış şekilde müteahhitten satın aldığını, tecavüz olduğu iddiasının soyut olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile 5384 ada 1 parselde bulunan taşınmaza fenni bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile belirtilen ve kırmızı ile boyalı 30 m2 miktarındaki yere davalının vaki müdahalesinin men’ine, bu taşınmazdaki davalının binaya mantolama yapmak suretiyle müdahalesinin fen bilirkişisi raporu doğrultusunda kal’ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir.
Kadastral haritaların sınırları ve alanları belirlenirken eski yöntemlerle hazırlanan paftalarda yeni aletlerle yapılan ölçümlerde uyumsuzluk olabilir. Bu uyumsuzluk hata sınırı kapsamında ise bu taşkınlığın ve tecavüzün tecviz kapsamında olduğunun kabulü gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davalıya ait 83 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin 0,30 m2’lik kısmının davacıya ait 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı ve bu taşkınlığın miktar itibariyle tecvizi hata sınırları içerisinde kaldığı, kararın hüküm kısmına tecavüzlü alanın miktarının 30 m2 olarak yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece taşkınlığın miktar itibariyle tecviz kapsamında kaldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/7188, K. 2020/7038, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama