KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/7307 E., 2020/7733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, davacının kayden maliki olduğu 110 ada 46 parsel sayılı taşınmazın rızası dışında davalı tarafından kullanıldığını, Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/385 E, 2010/153 K sayılı dosyası ile açtığı elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kabul edildiğini, ancak davalı tarafından yaptırılan binanın beton temelinin halen arsa üzerinde durduğunu, 31.01.2007 tarihinden bu yana taşınmazdan yararlanamadığını ileri sürerek, dava tarihine kadar geçen dönem için 33.000,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, çekişme konusu taşınmazın 438,70 m2'lik kısmının davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı, Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/385 Esas 2010/153 Karar sayılı ilamı ile 30.03.2010 tarihinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderildiği,
davacının tapuda edinme tarihi ile elatmanın önlenmesi davasının karar tarihine kadar olan dönem için ecrimisil isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle haksız işgal tazminatı olarak hesaplanan 682,00 TL'nin 31.07.2007 tarihinden, 840,00 TL'nin 31.12.2008 tarihinden itibaren, 852,00 TL'nin 31.12.2009 tarihinden itibaren 234,00 TL'nin 30.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine 1. Hukuk Dairesince onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme isteği üzerine yapılan inceleme neticesinde 1. Hukuk Dairesinin 2014/18387 Esas, 2015/3827 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteğinin kabulüne, onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Daire ilamında, davacı tarafından sunulan emsal kira sözleşmelerinin bilirkişilerce değerlendirilmediğine, Gelir Vergisi ve Emlak Vergisi Kanunlarının ilgili maddelerine atıf yapılarak taşınmazın arsa değeri üzerinden ecrimisil hesaplanmasının doğru olmadığına, öte yandan, elatmanın önlenmesi davaları taşınmazın aynına ilişkin olup, bu tür kararlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden, Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/385 E, 2010/153 K. sayılı kararının kesinleşme tarihine kadar (23.12.2010) belirlenecek ecrimisil yerine,
karar tarihine (30.03.2010) kadar ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğuna işaret edilerek taraflarca sunulan/sunulacak emsal kira sözleşmelerinin değerlendirilip, bu emsaller ile dava konusu taşınmazın karşılaştırması yapılarak bilirkişilerce ilk dönem (31.01.2007) ecrimisil miktarının belirlenmesi, sonraki yıllar için ise ÜFE artış oranı uygulanmak suretiyle ecrimisil miktarı hesap edilerek, bu miktar üzerinden (23.12.2010 tarihine kadar) ecrimisile karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Yargıtay bozma ilamına uyularak 7.656,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davacı lehine hükmedilen alacağa kademeli faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece alacağa karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, açıklanan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/7307, K. 2020/7733, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama