KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/7364 E., 2020/8335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, idarenin 1/2 hissesinin bulunduğu dava konusu 1210 ada 107 parsel taşınmaza krokide A harfi ile gösterilen 6053 m2 lik kısma davalıya bağlı Cumhuriyet Lisesi tarafından okul ve bahçesi olarak müdahale edildiğini, davalıya ihtar çekildiğini ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 01.01.2012- 30.09.2013 tarihleri arasında tahakkuk eden 44.766,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; ilk kararda görevsizlik kararı verilmiş olup Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/16235 Esas, 2014/16186 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin görevli olduğu yönünde bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Davanın kısmen kabulü ile 01.01.2012-31.12.2012 dönemi için 23.892,00 TL, 01.01.2013-30.09.2013 dönemi için 18.990,00 TL olmak üzere toplam 42.882,00 TL'nin kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edlmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Mahkemece az yukarıda belirtildiği üzere 42.882,00 TL ecrimisile hükmedilmiş olup davacı vekilince dava açılırken talep edilen miktar 44.766,00 TL olduğuna göre ve davacı vekilince reddedilen kısım olan 1.884,00 TL temyiz konusu yapıldığına göre 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 361-362. maddeleri 1086 sayılı HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile değişik 427. maddesi) uyarınca karar tarihi olan 2016 yılı temyiz kesinlik sınırı 2.190,00 TL olduğu ve talebin temyiz sınırının altında olduğu tespit edilmekle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
a) Dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi hükmünde taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Somut olaya gelince; davacı vekili dava dilekçesinde, 01.01.2012 -30.09.2013 tarihleri arasında tahakkuk eden 44.766,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup Mahkemece hüküm fıkrasının 1. paragrafında “Davanın kısmen kabulü ile 01.01.2012-31.12.2012 dönemi için 23.892,00 TL, 01.01.2013-30.09.2013 dönemi için 18.990,00 TL olmak üzere toplam 42.882,00 TL'nin kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece dönemler ayrı ayrı belirtilerek toplam ecrimisil miktarının kademeli yasal faizi ile denilerek hüküm kurulmuşsa da faizin başlangıç tarihi belirtilmediğinden hüküm doğru görülmemiş olup bu haliyle infaza elverişli değildir. O halde Mahkemece belirtilen her bir dönem için faizin başlama tarihinin, diğer bir deyişle dönem sonlarının hükümde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün faiz başlangıç tarihi bakımından düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/7364, K. 2020/8335, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama