KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/7524 E., 2020/8364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil, Elatmanın Önlenmesi, Yıkım
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 4708 ada, 25 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan caminin arsasının müvekkili kuruma ait olduğunu, davalının tapu maliki olmayan Dini ve Sosyal Hizmetler Vakfı ile yaptığı kira sözleşmesi ile dava konusu cami binasının çatısına baz istasyonu kurduğunu, minaresine de baz istasyonunun antenini çektiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve muhdesatın kal’ine karar verilmesini istemiştir .
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı kiracı sıfatı ile kullandığını, dava konusu taşınmazla ilgili olarak müvekkili ile Dini ve Sosyal Hizmet Vakfı arasında 10.05.2007 tarihli kira sözleşmesinin akdedildiğini, kira sözleşmesinin bitim tarihinin 31.12.2016 olduğunu, haksız bir kullanım olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal isteklerine ilişkindir .
Mahkemece, davacı ... İşleri Başkanlığı ile dava dışı Dini ve Sosyal Hizmetler Vakfı arasında değişik tarihlerde düzenlenen protokoller gereğince, yönetimi Diyanet İşleri Başkanlığına ait olan cami ve mescitler ile bunların mütemmim cüz'ü ve müştemilatına cep telefonu baz istasyonu kurulması konusunda Başkanlığa izin, Vakfa da görevler verilmiş olması, bu protokolün gereği olarak da ...
Hizmetleri A.Ş. ile Dini ve Sosyal Hizmetler Vakfı arasında 10.05.2007 tarihli kira sözleşmesinin imzalanmış olması, bu sözleşme uyarınca dava konusu baz istasyonunun kurulması, kira sözleşmesinin sona erme tarihinin de 31.12.2016 tarihi olarak belirlenmiş olması karşısında, davacı kurum vekilinin beyanlarının aksine, davalı şirketin dava konusu baz istasyonunu kira ilişkine dayalı olarak mı kullanıp kullanmadığı hususunda bir değerlendirme yapılması gerektiği, bu değerlendirmenin görevli Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine giriyor olması,
ayrıca görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ne var ki, eldeki dava, davalının çekişme konusu taşınmazı fuzulen işgal ettiğinden bahisle açıldığına göre; anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğu kuşkusuzdur . Hâl böyle olunca, işin esasının incelenmesi, taraflar arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisinin varlığının saptanması halinde davanın reddedilmesi, aksi halde elatmanın önlenmesi ve kal yönlerinden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir .
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/7524, K. 2020/8364, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama