İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/7640 K.2021/1872

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise tam kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,…

Esas2018/7640Karar2021/1872Tarih3 Mart 2021Okuma6 dk · 1.290 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/7640 E., 2021/1872 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.290 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise tam kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava dilekçesinde; mülkiyeti ... Mahallesi 266 parsel (imar uygulaması ile 27775 ada 5 parsel) sayılı taşınmazın 2.777 m2'lik kısmının davalının işgalinde olduğu ileri sürülerek, 2005 ila 2010 yılları için fazlaya dair haklar saklı tutularak, 55.855 TL ecrimisilin her dönem için 6183 sayılı Kanun gereği amme alacaklarına uygulanan faiz oranı ile davalıdan tahsili istenmiş, birleşen dosyada ise 2011 yılı için fazlaya dair haklar saklı tutularak 11.990 TL ecrimisilin yasal faizi ile davalıdan tahsili istenmiştir.

Cevap dilekçesinde; ecrimisil istenen taşınmazın Antalya Belediyesi tarafından tahsis edildiği, taşınmaz üzerine bina yapıldığı ve 1996 yılından bu yana iskan edildiği, davacı idarenin bu durumu bildiği belirtilerek, açılan davanın reddi savunulmuştur.

Mahkeme ilk kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi mahkeme kararını, uygun emsal yeterince araştırılmadan ve iki farklı bilirkişi raporu arasında çelişki giderilmeden karar verilmiş olması gerekçesi ile bozmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, taleple bağlı kalınarak asıl davanın kısmen kabulü ile 18.10.2006-31.12.2010 arası için 44.128,47 TL üzerinden, birleşen davanın ise kabulü ile 01.01.2011-31.12.2011 arası için 11.990,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen davalar, ecrimisil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 2962 parsel sayılı taşınmazın 8.8.2007 tarihinde hükmen ifraz sonucu Muratpaşa Vakfı adına tescil edildiği, imar uygulaması ile 7.7.2008 tarihinde arsa niteliği ile çekişme konusu 27775 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yine Muratpaşa Vakfı adına sicil kaydının oluştuğu, dava açıldıktan sonra 19.12.2013 tarihinde mülkiyetinin satış yoluyla davalıya devredildiği kayden sabittir.

1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

a) Ecrimisil davası belirsiz alacak davası olup, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK’nin) 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir.

HMK’nin 107. maddesi, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." hükmünü içermektedir.

Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır.

Dava; belirsiz alacak davası olarak HMK'nin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 18.10.2011 tarihinde açılmıştır. Davacı belirsiz alacak davasında, ıslaha gerek kalmadan, yargılama aşamasında belirli hale gelen alacağı eksik harcı ikmal ederek isteyebilir. Davacının ıslah dilekçesi talep arttırımı niteliğinde olduğundan mahkemece harcı ikmal ettirilerek artırılan değer üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.

Harcın yatırılmaması halinde nasıl bir yol izleneceği 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak çözüme kavuşturulmalıdır.

Açılan her dava, harçtan istisna ve muafiyet söz konusu olmadıkça harca tabidir. Nisbi harca tabi bir dava açılmış ise 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca karar ve ilam harcının peşin yatırılması gerekecektir. Harçlar Kanunu'nun 32.maddesi “yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını” düzenlemektedir. Hükümde geçen yargı işleminden anlaşılması gereken Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı Tarife’de sayılan mahkeme ve taraflara ait usul işlemleridir. Aynı Kanun'un 30. maddesi ise yargılama sırasında noksan tespit edilen değer üzerinden harcın ödenmesini düzenlemektedir.

Islah ile dava değeri artırılmış ise bu durumda ıslah, bir taraf usul işlemi olduğundan nisbi harcın yatırılması gerekecektir. Eğer harç yatırılmamış ise Harçlar Kanunu 32.madde uyarınca müteakip işlemler yapılamayacaktır.

Somut uyuşmazlık incelendiğinde, dosyaya sunulan bilirkişi raporu üzerine davacı vekili 25.03.2013 havale tarihli dilekçe ile asıl dosya üzerinden talep ettikleri 55.855,00 TL ecrimisil bedeli ile bilirkişi raporunda tespit edilen 183.234,87 TL arasındaki 127.379,87 TL ve 2011 yılına ilişkin olarak birleşen dosyada talep edilen 11.990,00 ecrimisil bedeli ile raporda tespit edilen 46.524,38 TL ecrimisil bedeli arasındaki 34.534,38 TL yönünden davalarını ıslah ettiklerini ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller üzerinden davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece,

ıslah edilen miktarlar için harç yatırılmadığı gerekçesi ile iş bu değer artırımına dair verilen dilekçedeki miktarlar dikkate alınmadan taleple bağlı kalınarak asıl davanın kısmen, birleşen davanın ise kabulüne karar verildiği, ancak artırılan miktarlar üzerinden gerekli peşin nispi harcın yatırılması için davacı tarafa süre verilmediği anlaşılmıştır.

Buna göre mahkemece, davacı vekilinin değer artırımına dair 25.03.2013 tarihli dilekçesindeki değerler üzerinden Harçlar Kanunu 30 ve 32.madde hükümleri de dikkate alınarak gerekli harcı yatırması için davacı yana süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken süre verilmeksizin harç yatırılmadığı gerekçesi ile artırılan miktarların dikkate alınmaması,

b) Zamanaşımı, borcu kendiliğinden ve yalnız başına sona erdiren bir neden olmayıp hak düşürücü sürelerden farklı olarak, zamanaşımı sürelerinin dolmasıyla hak ve alacak ortadan kalkmaz; eksik bir borç olarak varlığını sürdürür. Eğer borçlu zamanaşımını ileri sürerse, alacaklı artık alacağını alamaz. Başka bir deyişle, alacaklı, zamanaşımı süresi içerisinde alacağını isteme (dava açma,icra kovuşturması yapma) hakkını kullanmayıp süreyi geçirirse, borçlunun zamanaşımı savunmasıyla karşılaşması durumunda, alacağını alma hakkını kaybeder. Şu halde, zamanaşımı süresinin dolması, alacağı ortadan kaldırmamakta, ancak onun istenebilme (dava edilebilme) niteliğini zayıflatmaktadır. Borçlu zamanaşımını ileri sürünce de, alacaklı alacağını alamamaktadır.

Buna karşılık, HMK'nin 141.maddesi gereği dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemeyeceğinden yahut değiştirilemeyeceğinden bu süre içerisinde borçlu zamanaşımı savunması yapmazsa veya bu hakkını yasal süresi içinde kullanmazsa ya da sonradan kullanmak isteyip de, davacı bu savunmaya muvafakat etmezse, o hak ve alacak için yasada öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, davalı borcunu ödemek zorunda kalacaktır.

Hemen belirtelim ki, davalı zamanaşımı savunması yapmadığı sürece, o hak ve alacak için zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, hakim bunu kendiliğinden gözetemez; davayı sürdürmek ve alacağı hüküm altına almak zorundadır. (818 sayılı Borçlar Kanunu mad. 140 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu mad.161)

Özetle zamanaşımı def'i, kişisel bir savunma olup, bütün öteki savunmalarda olduğu gibi ve itirazlardan farklı olarak, savunulmadığı zaman mahkemece doğrudan gözetilemeyeceğinden alacaklıya karşı etkisini göstermesi, borçlu tarafından süresi içerisinde ileri sürülmesine bağlıdır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde 2005 ila 2010 yılları için ecrimisil isteminde bulunduğu, davalı vekilinin ise süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmadığı halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihinden geriye doğru beş yıl yani 18.10.2006-31.12.2010 tarihleri esas alınarak ecrimisil hesabı yapılmış olması

Doğru görülmemiştir.

2.Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

a)Davacı tarafından, aynı taşınmazın farklı kısımları için açılan ve Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/38-2020/92 sayılı dosyası üzerinden karara bağlanan ve Dairemizin 2020/3728-7607 sayılı ilamı ile de onanan dosyada karara esas alınan bilirkişi raporu ile incelemeye konu dosyada hükme esas alınan bilirkişi rapoları arasında ecrimisile esas m2 birim fiyatları arasında fark olduğu, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/38-2020/92 sayılı dosyası, dosya içerisine alınarak el atılan kısımların konumu, büyüklüğü vs. hususlarda dikkate alınıp denetime elverişli rapor alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi,

b) Taşınmazın tapusunun davalı kooperatife devri için davacı idarenin şart koştuğu 2011 ve 2012 yılı ecrimisil bedeli olarak 19.02.2013 tarihinde 24.465 TL'nin banka yolu ile yatırıldığı ve birleşen davanın konusuz kaldığı ileri sürüldüğüne göre bu savunma üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olması,

Doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/7640, K. 2021/1872, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/7640
Karar No
2021/1872
Tarih
3 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/7666 K.2021/2101
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/7706 K.2021/2715
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/7764 K.2021/1907
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/7854 K.2021/2687
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/7857 K.2021/975
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/7866 K.2021/1793

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.