KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/8123 E., 2019/11073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalının haklı bir sebebe dayanmadan vekil edenlerinin taşınmazından yol geçirmek suretiyle işgalde bulunduğunu, davalının bu işgaline son verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Yani; asıl olan mülkiyet hakkıdır ve malik ile davalı arasında akdi bir ilişki yoksa, malikin dava açma hakkı her zaman için vardır.
Açıklanan ilke ışığında tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu taşınmazın paylı mülkiyet esasına göre kayıtlı olup, davacıların taşınmazın maliklerinden olduğu; davalının kayıttan kaynaklı herhangi bir hakkının mevcut olmadığı, her ne kadar maliklerce önceden izin verilmiş olsa da hükmen ve resmen verilmeyen iznin mülkiyet hakkı kapsamında her zaman geri alınabileceği, davacı tarafça dava açılmakla bu iznin geri alındığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve davalı tanıklarının beyanlarından da davalının taşınmazdan geçen yolda kullanımının olduğu anlaşıldığına göre; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/8123, K. 2019/11073, 9 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama