KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/8242 E., 2020/2046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın 180/540 hissesinin tapuda Cemil mirasçıları adına kayıtlı olduğunu, Cemil mirasçılarının kimler olduğunun belli olmadığını, bu sebeple taşınmaz için kayyım tayini yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan tespit ile 2725 m²lik alana davacının haksız işgalinin bulunduğunu belirterek, davalının haksız müdahalesinin menine ve ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; dava konusu parselde hissedar olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının el atmanın önlenmesi davasının kabulüne; 1520 nolu parselde davalı ...’un fazladan kullandığı Cemil mirasçıları hissesi 1684,06 m² yere elatmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir.
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Açıklanan bu ilke ışığında, Mahkemece yapılması gereken; keşif yapılıp davacının kullanımına müsait bir alanın olup olmadığı hususunun belirlenip sonucuna göre karar verilmesi iken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/8242, K. 2020/2046, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama