KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/8891 E., 2018/11136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi ve Kal
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin davaya konu edilen 2058 parsel (yeni 18 parsel) sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, davalının, bu taşınmazda hissedar olmadığı halde ev yapmak suretiyle taşınmaza müdahalede bulunduğunu açıklayarak, davalının 2058 parsel sayılı taşınmaza yapmış olduğu müdahalenin men'ine ve binanın kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya konu binanın, davacıların o tarihte küçük olmaları nedeniyle, anne ve babalarının izni ve haricen yapmış oldukları bağış nedeniyle yapıldığını açıklayarak, davanın reddini, olmaz ise Türk Medeni Kanunu'nun 724.maddesine istinaden ayrı bir dava açmak üzere taraflarına süre verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2058 parsel sayılı taşınmaza davalının yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine ve binanın kal'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, halen taşınmazların davacılar adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Belirlenen bu olgular karşısında, çapın sağladığı mülkiyet hakkına değer vermek suretiyle mahkemece elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ne varki, davalı, binanın yapımında baştan beri iyiniyetli olduğunu savunmuştur.
Dava da, yıkım da istenildiğine göre, ileride telafisi imkansız bir zarara sebebiyet vermemek bakımından, davalının çekişmeli 2058 parsel sayılı taşınmaza yapmış olduğu binanın yıkımının fahiş zarar doğurup doğurmayacağı hususu da irdelenmek suretiyle, sonucuna göre, davalıya Türk Medeni Kanununun 724. maddesinden kaynaklanan temliken tescil istemesi bakımından olanak tanınması, bu konuda dava açıldığı taktirde yıkım isteği ile ilgili olarak eldeki dava bakımından ön mesele sayılması, açılmaması durumunda mevcut delil durumuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/8891, K. 2018/11136, 11 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama