KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/919 E., 2018/2434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava konusu
- İstihkak
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 06/03/2014 tarihinde haczedilen mallarla ilgili olarak davalı tarafça istihkak iddiasında bulunulduğunu, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece haczedilen malların 3. kişi elinde olduğu, bu nedenle mülkiyet karinesinin 3. kişi lehine olduğu, davalı borçlunun işlerinin kötü gitmesi nedeniyle iş yerini kapattığı ve tanık beyanları doğrultusunda bir süre sonra davalı 3. kişinin emeklilikten sonra kızına ekonomik destekte bulunmak amacıyla bu işyerini açtığı, davacı alacaklı vekilinin ileri sürmüş olduğu muvazaa iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, dava konusu 06.03.2014 tarihli haciz ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmamış ise de, borçlu ile 3. kişi arasında damat-kayınpeder gibi yakın akrabalık bağı bulunduğu, her ne kadar takip dayanağı çeklerin keşide tarihleri 05.12.2013 ve 20.12.2013 olarak gösterilmiş ise de;çekin uygulamada ileri tarihli keşide edilebildiği, bu kabul karşısında Vergi Dairesi yazı cevabı değerlendirildiğinde, davalı 3. kişinin haciz adresi de dahil olmak üzere borçlunun üç şube adresinde 26.10.2013 tarihinde borçlu ile aynı iş kolunda faaliyet göstermeye başladığı,
her üç şube adresinde de borçlu ile 3. kişinin mali müşavirlerinin aynı kişi olduğu, 3. kişi tarafından işletildiği iddia edilen haciz adresinde borçlunun işletme adı ve tabelası değiştirilmediği gibi, öncesinde borçlu yanında çalışan iki işçinin 3. kişi yanında çalışmaya devam ettiği, bu kapsamda İİK 97/a maddesinde düzenlenen karinenin alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davalı 3.kişinin, karinenin aksini
güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenlerle Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/919, K. 2018/2434, 19 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama