KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/1143 E., 2021/2908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil, Müdahalenin Men'i
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kardeşi olup maliki bulunduğu Akçaabat ilçesi Darıca Beldesi Özlüler Mahallesi 238 ada 87 parsel sayılı taşınmazın 3. katını kiracılık sıfatı olmaksızın takriben iki yıldır fuzuli şagil olarak kullandığını, bu nedenle taşınmaza yapılan müdahalenin menini ve davalının iki yıllık haksız kullanımından dolayı 3.600,00 TL ecrimisil bedelini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu yerin tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan binadaki 3. katın davacıya değil davalıya ait olduğunu, ancak daha sonra binanın bulunduğu Maliye Hazinesine ait arsanın Hazinece satışa çıkarılınca davacının Hazineden gecekondunun bulunduğu arsayı müvekkilinin haberi olmadan satın aldığını ve davalının arsa üzerinde bulunan müvekkiline ait ve müvekkilinin oturduğu konutta hak iddia ederek müvekkilini evinden çıkarmaya çalıştığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, Trabzon ili Akçaabat ilçesi Darıca mahallesi 238 ada 87 nolu parseldeki taşınmaza davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesine, toplam 2.117,33 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Mahkemece hükümde davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca 2117,33TL nispi ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ise de davalı vekili 15.02.2018 tarihli dilekçesi ile karar tarihinden önce vekillikten çekildiği anlaşıldığından davalıya vekalet ücreti verilmesi doğru değildir
Hükümde “Davacı tarafından yapılan 21,15 TL başvurma harcı, 53,50 TL peşin harç, 185 TL tamamlama harcı, tebligat, posta, keşif ve bilirkişi ücreti olmak üzere 2.546,10 TL toplam 2.805,75 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 533,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.272,65 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)” karar verilmiştir. Yargılama gideri kısmında harçlar yargılama gideri kalemine dahil edilerek kabul ret oranında dikkate alınmıştır. Harç, kabul edilen miktar üzerinden alınır ve harç yükümlüsü davalıdır. Kısmen kabul kararlarında davacıdan alınan harcın tamamının davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerekir
Davalının iki kez temyiz başvurusu yaptığı, temyiz itirazlarının kabul edildiği, Yargıtay bozma ilamlarında peşin harcın iadesine karar verildiği anlaşıldığından peşin harcın yeniden hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Temyiz talepleri kabul edildiğine göre, davalı tarafından yapılan temyiz yoluna başvurma harçlarının davacıdan alınıp davalıya verilmesi gerekirken kabul ret oranına göre bir kısmının davalı üzerinde bırakılması doğru olmamıştır.
Davalı tarafından yapılan 120 TL posta masrafının kabul ret oranına göre 13,32 TL’nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılması gerekir.
Dava tarihi 13.03.2012 olduğu halde, karar başlığında 30.05.2017 olarak belirtilmesi doğru değildir. Ayrıca mahkemece karar ve ilam harcının hesaplanmasında da hata yapıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7. (HMK mad. 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/1143, K. 2021/2908, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama