KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/1678 E., 2021/2618 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı kurum vekili, mülkiyeti müvekkili kuruma ait olan 617 parselde kayıtlı taşınmazın üzerindeki 5 katlı binanın kiralanması hususunda müvekkili kurum ile davalı şirket arasında Sinop Noterliğinin 10.08.2006 tarihli ve 07914 yevmiye sayısı ile kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalı tarafın Sinop Sulh Hukuk Mahkemesinde sözleşmenin feshi davası açtığını ve mahkemece 29.03.2010 tarihli ve 2009/396 Esas, 2010/238 Karar sayılı karar ile sözleşmenin iptaline karar verildiğini açıklayarak, davalı şirketin kira sözleşmesi içinde ödemediği kira bedelleri ile fesih sonrası haksız kullanımından kaynaklı ecrimisil bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı tarafın ecrimisil talebi yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek talep iş bu temyize esas dava dosyasına kayıt edilmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 86.890,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelendiğinde;
Mahkemece, tarafların kira sözleşmesinin feshine dair mahkeme ilamının kesinleştiği tarihin ecrimisil başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yerinde olmuş ise de, hükme esas alınan raporda kesinleşme tarihinde hata yapıldığı, 05.10.2011 tarihi yerine 05.10.2010 tarihinden itibaren ecrimisilin hesaplandığı ve davacı lehine bu şekilde hatalı hesap edilen fazla ecrimisile hükmedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişiden ek rapor aldırılarak davacı lehine 05.10.2011-04.04.2012 arası hesaplanacak ecrisimile hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/1678, K. 2021/2618, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama