KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/1712 E., 2020/4565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın İptali
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, tarafların paydaşı oldukları taşınmaz yönünden davacının davalıya noter kanalıyla yapmış olduğu ihtarnameye rağmen ödenmeyen ecrimisil bedeli için başlattığı icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durduğunu açıklayarak, davalının itirazının iptaline, 862,50 TL toplam zarar bedelinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl alacağın % 40'dan az olmamak kaydıyla davalının inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ödenen ecrimisil fazlasında talep hakkı olduğu yönünde kanaat oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 5219 ve 5236 sayılı Kanun ile 1086 sayılı HUMK'un 427/2. maddesi uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
Temyiz eden davacı yönünden reddedilen miktar (862,50 TL) olup miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da bir karar verilebilir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/1712, K. 2020/4565, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama