KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/2075 E., 2021/2805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
- Mahkemesi
- Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/97 Esas, 2018/235 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların elbirliği halinde maliki olduğu 327 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı evin vekil edeni tarafından yapıldığını belirterek, bahsi geçen evin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., ..., ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ... ve ... dava konusu taşınmazı davacı ile eşinin birlikte yaptığını, taşınmazın davacıya ait olduğunu kabul ettiklerini, taşınmazdan herhangi bir hak istemediklerini belirtmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile iki katlı evin davacı ile muris ... tarafından birlikte meydana getirildiğinin tespitine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... ve ...’nin kabule ilişkin beyanlarının muhdesat bedelinin paylaşımında dikkate alınmasının hükümde belirtilmesi hususunun düşünülmemesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HMK 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2075, K. 2021/2805, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama