KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/2209 E., 2020/4479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 128 numaralı parselin 8500 m2’sinin 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında müvekkiline tahsis edildiğini ve imar ihya edildiğini belirterek, tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın davalı tarafından imar ihya edilmediğini, 3573 sayılı kanunda yer alan şartların oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında açılan tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu 128 parsel sayılı taşınmaz, 17.04.1965 tarihinde tapulama yoluyla Hazine adına delicelik vasfıyla tescil olmuş, beyanlar hanesinde şagilinin 1964 yılından beri davacı ... olduğu belirtilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebinin incelenmesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydı oluştuktan sonraki dönemde, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında 8500 m2’sinin kazanıldığı iddia edildiğine göre, dava kadastro tespiti öncesi sebebe dayandırılmamıştır. Bu nedenle somut olayda, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemez.
Mahkemece tarafların sundukları ve sunacakları yasal deliller toplanarak, 3573 sayılı Kanun kapsamında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2209, K. 2020/4479, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama