KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/2300 E., 2021/2640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davacı ...'nin, dava konusu taşınmazlarda 1/5 oranında hissedar olmasına rağmen taşınmazları kullanımının davalılar tarafından engellendiğini, fındık ürününün toplanıp kendisine payının verilmediğini açıklayarak davalıların müdahalelerinin men'ini ve geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedeli olan 8.000 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1 Hukuk Dairesinin 2012/11863 Esas, 2012/15197 Karar sayılı ilamı ile “Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, el atmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 Sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.”gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, bir kısım davalılar ...,..., ..., ..., ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiş hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,reddine.
2. Davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece bir kısım davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine kararı verildiği halde, bu davalılar lehine dava değeri olan 33.460,92 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükme 6. fıkra olarak “Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ‘nin kendilerini vekille temsil ettirdikleri anlaşılmakla 4.019,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle HUMK'un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2300, K. 2021/2640, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama