İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/4617 K.2019/8495

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2019/4617Karar2019/8495Tarih3 Ekim 2019Okuma5 dk · 1.018 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/4617 E., 2019/8495 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Ekim 2019
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.018 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 15.08.2007 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 31.07.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2010 yılı Ağustos ayından 2015 yılı Temmuz ayına kadarki eksik ödenen kira alacağı 20.400,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 06.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davalı borçlu 12.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu konut vasıflı taşınmazı lojman/konut amaçlı kullanmak üzere kiraladığını, müvekkilinin ilk kirasının aylık net 1.100 TL olup, bu rakama takip eden yıllarda gerekli artırımlar uygulanarak aylık kira miktarının net 1.285 TL olarak ödendiğini, kiralayanın da tüm kira paralarını hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden tahsil ettiğini, dolayısıyla aylık kira miktarı net 1.285 TL olup, bunun aksini kanıtlayan herhangi bir yargı kararı ya da belge bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını,

aylık kiraların düzenli olarak ödendiğini bildirerek takibe ve borca itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.

Mahkemenin ilk kararında, her ne kadar davalı tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş ise de davalının takibe esas kira sözleşmesine ve imzaya itiraz etmediği, davalının kendisine usulünce tebliğine rağmen söz konusu kira bedellerini ödediğine dair iddialarını ispata yarayan kanunda sayılı belgeleri sunmadığı anlaşılmakla, hükme esas alınan bilirkişi raporu da göz önüne alındığında, takip tarihi itibariyle 20.328,00 TL asıl alacak ve 3.201,21 TL faiz olmak üzere toplam 23.529,21 TL'lik alacak miktarı üzerinden davacının itirazın kaldırılması talebinin kabulüne, taraflarca taşınmazın dava tarihinden sonra tahliye edildiği bildirilmiş olmakla konusuz kalan tahliye talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2018 tarihli ve 2017/5042 Esas, 2018/13757 Karar sayılı ilamı ile; “...Takip dayanağı kira sözleşmesinin ilk sayfasına kiralanan şeyin cinsinin daire olduğu, ne için kullanılacağı kısmında işyeri amacına uygun kullanılacağının yazıldığı, hususi şartlar kısmının 3. bendinde ise kiracının kiralananı mesken ve ikametgah adresi olarak kullanacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.

Kira sözleşmesinin hususi şartlar 6. maddesinde kiracının kontrat bitiminde kira rayiç bedelini %10'dan az olmamak üzere TEFE+TÜFE/2 oranında artıracağı kabul edilmiştir. Davalı borçlu itirazında aylık kira miktarına açıkça itiraz etmiş olup aylık kira miktarını kiraya veren kanıtlamalıdır. 15.08.2010-15.08.2012 dönemleri için sözleşmedeki artış şartı tarafları bağlar.

Ancak davalı kiralananın konut olarak kiralandığını ileri sürdüğüne, takip dayanağı kira sözleşmesinde ise kiralananın işyeri olarak mı yoksa konut olarak mı kiralandığı hususunda çelişki olması nedeniyle 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinin taraflar arasında uygulanıp uygulanmayacağı, kira sözleşmesindeki artış şartının tarafları bağlayıp bağlamayacağı,

15.08.2012 tarihinden sonraki aylık kira miktarı alacaklı yönünden yargılamayı gerektirdiğinden 15.08.2012 tarihinden sonraki kira farkı alacakları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; takip dayanağı kira sözleşmesinin ilk sayfasına kiralanan şeyin cinsinin daire olduğu, ne için kullanılacağı kısmında işyeri amacına uygun yazıldığı, hususi şartlar kısmının 3. bendinde ise kiracının kiralananı mesken ve ikametgah adresi olarak kullanacağının kararlaştırıldığı, kira sözleşmesinin hususi şartlar 6. maddesinde kiracının kontrat bitiminde kira rayiç bedelini %10'dan az olmamak üzere TEFE+TÜFE/2 oranında artıracağının yazıldığının anlaşılmakta olduğu,

15.08.2010-15.08.2012 dönemleri için sözleşmedeki artış şartı tarafları bağlayacağı, ancak davalı kiralananın konut olarak kiralandığını ileri sürdüğüne, takip dayanağı kira sözleşmesinde ise kiralananın işyeri olarak mı yoksa konut olarak mı kiralandığı hususunda çelişki olması nedeniyle 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinin taraflar arasında uygulanıp uygulanmayacağı, kira sözleşmesindeki artış şartının tarafları bağlayıp bağlamayacağı ve 15.08.2012 tarihinden sonraki aylık kira miktarı yönünden uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,

karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. 1. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına göre temyiz eden davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Davacılar vekilinin alacağa yönelik sair temyiz itirazlarına gelince,

Takipte dayanılan ve karara esas alınan 15.08.2007 başlangıç tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile aylık kira bedelinin 1.100,00 TL olduğu ve kira bedelinin her ayın 5’ine kadar peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca sözleşmenin 6.maddesi ile, kiracının kontrat bitiminde kira bedelini %10’dan az olmamak üzere TEFE+TÜFE/2 oranında artıracağı düzenlenmiştir.

Davacı alacaklı 31.07.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile, 2010 yılı Ağustos ayı ila 2015 yılı Temmuz ayı arasındaki kira farkı alacağı 20.400,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Dairemizin 06.06.2018 tarihli kararı ile, takip dayanağı kira sözleşmesinde kiralananın işyeri olarak mı, yoksa konut olarak mı kiralandığı hususunda çelişki olması nedeniyle, 15.08.2012 tarihinden sonraki aylık kira miktarı alacaklı yönünden yargılamayı gerektirdiğinden, bu tarihten sonraki kira farkı alacağı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği bildirilmiş ise de, mahkemece dairemiz bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.

Nitekim takibe dayanak yapılan ve taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan kira sözleşmesine göre kira bedellerinin “%10’dan az olmamak üzere TEFE+TÜFE/2 oranında” artırılacağı düzenlenmiş olup, söz konusu artış şartının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önceki kira bedelleri için uygulanacağı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Ancak takip dayanağı kira sözleşmesinde kiralananın işyeri olarak mı, yoksa konut olarak mı kiralandığı hususunun çelişkili olması nedeniyle, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nin 344. maddesi hükmünün tarafları bağlayıp bağlamayacağı ve 15.08.2012 tarihinden sonraki aylık kira miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden,

yalnızca 15.08.2012 tarihinden sonraki kira farkı alacakları yönünden davanın reddine karar verilmesi ve bu tarihe kadarki kira alacağı yönünden ise sözleşmedeki artış şartına göre kira miktarının tespiti ile eksik kalan kira alacağı yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı HMK'ye 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'un 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, yukarıda (1) bentte yazılı nedenle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4617, K. 2019/8495, 3 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4617
Karar No
2019/8495
Tarih
3 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/4617 K.2019/15540
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/4617 K.2019/10627
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/4618 K.2019/15435
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/4618 K.2019/6657
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/4618 K.2019/15776
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/4619 K.2019/15436

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.