KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/4732 E., 2019/9529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Mahkemece 24.06.2019 tarihli ek karar ile, temyiz dilekçesinin süresinde verilmediğinden bahisle temyiz isteminin reddedilmesi üzerine, davalı tarafça temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkin olup, basit yargılama usulüne tabidir.
Basit yargılama usulüne tabi yargılamalara ilişkin olarak 6100 sayılı HMK'nin “Hüküm” başlıklı 321. maddesinde aynen; “1-Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. 2-Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir.
321. maddedeki “hükme ilişkin tüm hususlar”dan kastedilen HMK'nin 297. maddesindeki unsurlardır. Buna göre; mahkeme, tahkikatın tamamlanmasından sonra, tarafların son beyanlarını almalı ve yargılamanın sona erdiğini bildirdikten sonra hükmü tefhim etmelidir. Kural olarak, mahkemece kararın tefhiminde hükme ilişkin tüm hususlar açıklanmalıdır. HMK'nin 322. maddesi atfı ile uygulanmakta olan HMK'nin 297. maddesinde hükmün kapsamı açık bir şekilde düzenlenmiştir.
Buna göre; mahkeme, gerekçesi ile birlikte tefhim ettiği hüküm de taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi gereklidir. Bu kanunun getirdiği bir zorunluluktur.
Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli karar en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılmalıdır.
Bir diğer deyişle, HMK.nun 321. maddesinde belirtilen şekilde hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilemediği hallerde gerekçeli kararın mutlaka taraflara tebliğ edilmesi gereklidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21.01.2015 tarihli ve 2014/9-1438 Esas, 2015/580 Karar sayılı kararı).
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 363/1. maddesi uyarınca icra hukuk mahkemelerince verilecek kararların temyiz süresi tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 10 gündür. Maddedeki “tefhim” kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur. Bu nedenle, yukarıda açıklanan nitelikte bir tefhim varsa temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren, aksi halde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacaktır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi de gerekçeli kararın tebliğinin temyiz hakkının etkili şekilde kullanılması bakımından gerekli olduğunu, bu yükümlülük yerine getirilmeden kararın kesinleştirilmesini hak ihlali olarak kabul etmiştir (Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm) 20.03.2014 tarihli 2012/1034 Başvuru).
Temyize konu olayda, 09.05.2019 tarihli tefhimin yukarıda açıklanan nitelikte bir tefhim olduğundan bahsedilemez. Bu durumda gerekçeli kararın davalı tarafa tebliği ile temyiz süreleri işlemeye başlayacaktır. Davalının temyiz istemi, mahkemece temyiz dilekçesinin süre aşımından sonra verildiği ve kararın kesinleştiğinden bahisle reddedilmiş ise de, gerekçeli kararın temyiz edene 17.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğden itibaren yasal süre içerisinde olacak şekilde 17.06.2019 tarihinde temyiz edildiği dikkate alındığında, temyiz isteminin süreden reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu söylenemez.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4732, K. 2019/9529, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama