KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/4892 E., 2019/7735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili,12.02.104 tarihli haciz esnasında mülkiyeti borçluya ait malların haczedildiğini, mülkiyet karinesinin müvekkili lehine olduğunu,borcun doğum tarihinden sonra yapılan işyeri devrinin mal kaçırma amacına yönelik olduğunu öne sürerek, davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, mahcuzların mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunu, mülkiyeti dava dışı Ticaret Borsasına ait olan haciz yapılan restaurantın 11.01.2014 tarihinde kiralandığını, içerisindeki demirbaşların ise 13.01.2014 tarihinde yine dava dışı Selman Yemek Şirketinden satın alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, üçüncü kişinin demirbaşları satın aldığı dava dışı Selman Yemek Şirketinin yetkilisi ile borçlunun aynı kişiler olduğu, işyerinin haciz tarihinden kısa bir süre önce üçüncü kişi şirkete devredildiği, borcun doğum tarihinden sonra yapılan devir işleminin alacağın tahsiline engel olma amacıyla yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir
Dava konusu haciz her ne kadar dayanak senette geçen adreste yapılmış ise de; ödeme emrinin bu adreste borçluya tebliğ edilmediği, haciz adresinin halihazırda davalı üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi olduğu, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, borçlu adına belge bulunmadığı ve borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre, somut olayda mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Bundan ayrı olarak,devredilen işletmede haciz yapılabilmesi, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlıdır. Bu bilgilere göre, temyize konu olayda davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiasını ispat edebilecek herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır.Kaldı ki, devir işleminin borçlu ile üçüncü kişi arasında yapılmadığı, borçlunun, üçüncü kişi şirketin işyerini devraldığı dava dışı Selman Yemek Şirketinin ortak olmayan, dışardan atanan müdürü olduğu dosya içerisindeki yazı cevaplarından tespit edilmiştir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4892, K. 2019/7735, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama