İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/4919 K.2019/9530

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2019/4919Karar2019/9530Tarih24 Ekim 2019Okuma5 dk · 1.006 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/4919 E., 2019/9530 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2019
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Dava türü
İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.006 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 28.04.2008 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 14.06.2012 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2008, 2009, 2010 ve 2011 yılları kira alacağı 67.096,48 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 12.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davalı borçlu 11.07.2012 tarihli itiraz dilekçesinde, takibe konu yapılan 2008, 2009, 2010, 2011 yılları kira borçlarının tarafınca eksiksiz olarak ödenmiş olduğunu, bu ödemelerin yapıldığının borçlunun banka hesabına yapılan ve elden verilen ödeme makbuzları ile sabit olduğunu, ayrıca kira sözleşmesi gereği ödenecek bedelin brüt olarak kararlaştırıldığını, bu nedenle stopajın tarafınca mahsup edilerek, alacaklının hesabına net kira bedelinin ödendiğini, stopajların Vergi Dairesi Müdürlüğüne yatırıldığını, herhangi bir borcu bulunmadığını bildirerek, alacağın tamamına, faiz ve ferilerine itiraz etmiştir.

Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.

Mahkemece verilen ilk kararında, davacı tarafın itirazı kayıt ileri sürmeden sonraki yıllara ilişkin kira alacağını kabul ettiği, bu nedenle önceki kira bedellerinin ödenmediği iddiasının ileri sürülemeyeceği, 2011 yılı kira bedeli de ödendiğine göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı tarafça temyizi üzerine 6. Hukuk Dairesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/14785 Esas, 2013/14989 Karar sayılı ilamı ile. “Kira parasının ödendiğine dair kiralayan tarafından kiracıya verilen yazılı belge, Borçlar Kanunu'nun 88, yeni Türk Borçlar Kanunu'nun 104.maddesi uyarınca bundan evvelki kira paralarının ödendiği hususunda kanuni bir karine teşkil eder.

Ancak olayımızda; davalı tarafça takibe konu yıllar kiralarının ödendiğine ilişkin ödeme belgeleri, banka ödeme dekontlarıdır. Bu ödemeler davacı tarafça düzenlenen makbuz yani yazılı belge niteliğinde değildir. Bu durumda mahkemece, işin esasının incelenmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası Mahkemece davanın kabulü üzerine 6. Hukuk Dairesinin 24.11.2014 tarihli ve 2014/11947 Esas, 2014/12890 Karar sayılı ilamı ile; “...davalı borçlu, bozmadan sonra davacı alacaklının elinden çıktığını belirttiği, 09.08.2010 tarihli ''2008 – 2009 kira bedellerine ek olarak 2.200 TL ve 150 Euro alındığını '' gösteren belge sunmuştur.

Davalı borçlunun sunduğu belge İİK 269/C-2 ve 68. maddeler uyarınca borcu sona erdiren belge niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir, Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir.

Alacaklının belgedeki imzayı inkar etmesi halinde söz konusu belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre 2008 yılı kirasının ödenip ödenmediği konusunda bir karar verilmesi gerekirken imza incelemesi yaptırılmadan imzanın davacı alacaklının imzasına benzemediği gerekçesiyle savunmanın dikkate alınmaması doğru değildir.

Bundan ayrı olarak davalı borçlu 2009, 2010 ve 2011 yılları için stopajları düştükten sonra davacı alacaklının hesabına kira paralarını yatırdığını belirtip ödeme makbuzları sunduğu halde bu ödeme belgeleri de dikkate alınmadan davalı borçlunun itirazının tümden kaldırılıp, tahliyeye ve tüm alacak üzerinden tazminata karar verilmesi de doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda.

09/08/2010 tarihli 2008-2009 kira bedellerine ek olarak 2.200-TL ve 150 Euro alındığını gösteren belgenin borcu sona erdiren belge niteliğinde olduğu, uzmanlarca söz konusu belge üzerindeki imzanın ...'ın eli ürünü olduğu hususunda kesin görüş bildirilmemiş olması göz önüne alındığında 2008 yılı borcunun ödenmemiş olduğunun kabul edildiği, 2008'de ödenmediği kabul edilen bu tutarın 15.000 TL olduğu, 2009 yılında 12.960 TL, 2010 yılında 13.000 TL, 2011 yılında 14.000 TL'nin ödendiği, ödenmeyen eksik kalan tutarın 20.040,00 TL olduğu anlaşılarak 20.040,00 TL yönünden davalının itirazın kaldırılmasına,

davalı temerrüte düştüğünden davalının kiralanandan tahliyesine, tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

Varlığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 28.04.2008 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile, yıllık kira bedelinin brüt 15.000 TL olup, stopaj vergisinin kiracıya ait olduğu ve kira bedelinin her yılın 30 Ağustos tarihine kadar ödeneceği kararlaştırılmıştır. Öte yandan sözleşmenin özel şartlar 6. bendi ile, “Yıllık kira artışları DİE (Devlet İstatistik Enstitüsü)’nin yıl sonu açıkladığı enflasyon oranında yapılacaktır” düzenlemesine yer verilmiştir.

Davacı alacaklı 14.06.2012 tarihinde başlattığı takip ile kira sözleşmesi ile kararlaştırılan kira bedelinden, kiracı tarafından ödeneceği kabul edilen stopaj bedelini düşmeden, 30.08.2008 tarihli kira alacağı 15.000,00 TL, 30.08.2009 tarihli kira alacağı 16.216,50 TL, 30.03.2010 tarihli kira alacağı 17.178,14 TL, 30.08.2011 tarihli kira alacağı 18.701,84 TL olmak üzere toplam 67.096,48 TL kira alacağının faiziyle tahsilini istemiştir.

İcra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan eldeki itirazın kaldırılması davasında mahkemece kira alacağının belirlenmesine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, 2008 yılında ödenmediği kabul edilen tutarın 15.000 TL olduğu,

ödeme belgeleri dikkate alındığında 2009 yılında 12.960 TL, 2010 yılında 13.000 TL, 2011 yılında 14.000 TL’nin ödendiği bildirilerek ödenmeyen tutarın 20.400,00 TL olduğu kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, bozma gereği yerine getirilmemiş 6. Hukuk Dairesinin 24.11.2014 tarihli bozma ilamında gösterildiği üzere, kira bedeli brüt belirlendiğinden 2008, 2009,

2010 ve 2011 yılları için stopaj tutarı düşüldükten sonra ve davalı kiracı tarafından kiraya veren hesabına yatırılan miktarların da denetime açık bir şekilde açıklanmak suretiyle mahsup edilerek buna göre alacağın tespiti yoluna gidilmesi gerekirken, ne şekilde hesaplama yapıldığına dair bir açıklamada bulunulmaksızın ve nasıl ulaşıldığı anlaşılamayan miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.

O halde mahkemece, 24.11.2014 tarihli bozma ilamı doğrultusunda, takip talebi ile istenilen yıllar kirasından kira bedeli brüt belirlendiğinden stopaj tutarı düşülerek ve davalı kiracı tarafından yapılan ödemeleri de mahsup edilmek suretiyle hesap bilirkişisinden takibe konu kira alacağı ve işlemiş faiz alacağının bulunup bulunmadığı hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken denetime elverişsiz şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ye 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.un 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 24.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4919, K. 2019/9530, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4919
Karar No
2019/9530
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/4919 K.2019/15924
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/4919 K.2019/10382
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/4920 K.2019/14074
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/4921 K.2019/15910
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/4922 K.2019/15585
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/4922 K.2019/15581

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.