İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/5207 K.2021/4754

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının men'i müdahale talebinin; davalı ... yönünden kabulü ile müdahalenin men'ine, bahçe duvarı ile bahçenin ve taş merdivenin yıkılması suretiyle taşınmazın…

Esas2019/5207Karar2021/4754Tarih3 Haziran 2021Okuma7 dk · 1.441 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/5207 E., 2021/4754 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Eski Hale Getirme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.441 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının men'i müdahale talebinin; davalı ... yönünden kabulü ile müdahalenin men'ine, bahçe duvarı ile bahçenin ve taş merdivenin yıkılması suretiyle taşınmazın eski hale getirilmesine, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekilinin 16.09.2019 tarihli dilekçe ile tashih talebinde bulunması üzerine, Mahkemece 16.09.2019 tarihli karar ile "Her ne kadar Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyasından verilen gerekçeli kararın başlık kısmında ... ve ... taraf olarak gösterilmiş ise de; dava dosyasının tetkikinden, davalılar ... ve ...'in davaya konu taşınmaz hisselerini ...'a satmaları nedeniyle davaya ... ve ... yönünden devam ettiklerine ilişkin 02.03.2017 tarihli dilekçe ibraz etmiş olmaları nedeniyle;

gerekçeli kararın başlık kısmında davalı olarak belirtilen ... ve ...'in sevhen taraf olarak gösterildiği anlaşılmakla, gerekçeli kararın başlık kısmından çıkartılmaları hususu tashih olunur." şeklindeki tashih şerhi ile hüküm tashih edilmiştir. Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin 1649 parselde kain A-2 numaralı bağımsız bölümün, davalıların ise aynı yerde müvekkilinin taşınmazına komşu olan taşınmazların malik ve zilyetleri olduğunu, davalıların sözkonusu taşınmazlar üzerinde site yönetimi kurduklarını ve hepsinin kat mülkiyetine tabi olduğunu, ancak yaygın kat mülkiyeti uygulaması olduğundan hisselerin taksim edilmiş ve yerlerin belirlenmiş bulunduğunu, her villanın sınırları belli olduğundan müvekkilinin ve diğer taşınmaz maliklerinin kendi bağımsız bölümlerini duvarla çevirdiklerini, davalıların,

mülkiyet ve zilyetliklerinde bulunan komşu bağımsız bölümlerden vekil edenine ait taşınmaza müdahale ederek duvarlarını yıktıklarını, ağaçlarını kestiklerini, bahçeyi işgal ettiklerini, genel kullanıma ayrılmış yolları kapatarak kendi kullanım alanlarına kattıklarını projeye aykırı yapılaşmaya giderek kullanım alanlarını genişlettiklerini açıklayarak, sataşmanın giderilmesini, ortak alanlara vaki müdahalenin meni, projeye aykırılıkların yıkılarak eski hale getirilmesini talep etmiştir.

Davalılardan Leyla ... vekili davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar usulüne uygun tebligatlara rağmen davaya cevap vermemişlerdir.

Davanın açıldığı Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesince 09.03.2005 karar tarihli 2001/253 Esas, 2005/186 Karar sayılı kararı ile toplanan delillere, tapu kayıtlarına ve keşfen alınan bilirkişi raporları esas alınarak ulaşılan kanaat ve sonuca göre davanın kabulüne, davacının 1649 parsel A-2 numaralı taşınmaza yapılan ve bilirkişilerin 30.12.2002 tarihli raporlarına göre projeye aykırılığın giderilmesi ve kal’ine ve ortak alana yapılan müdahalenin men’ine,

davalı Leyla ... hakkında açılan davanın taraf sıfatı bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi üzerine hükme karşı dahili davalı ... vekili ile davalı Leyla ... ve dahili davalı ... ... vekili tarafından temyiz isteğinde bulunulması üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 tarihli ve 2013/19148 Esas, 2013/17775 Karar sayılı ilamıyla, dosya kapsamından dava konusu sitede birden fazla parselin birlikte yönetildiği, ancak bu parsellerde Kat Mülkiyeti Yasası'nın 69. ve devamı maddelerine göre toplu yapı yönetimine geçilmemiş olduğunun anlaşıldığı,

siteyi oluşturan parsellerin her birinde kat mülkiyeti kurulmuş olup, davacının elatmanın önlenmesini istediği 1649 parselde malik iken 1650 parselde, davalı ...’ın, 1638 parselde davalılar ... ve ...’in malik oldukları, davalı ...’in dava açıldıktan sonra payını dahili davalı ...’a sattığı, bu malikler yönünden komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi davası söz konusu olup uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinden kaynaklanmadığı,

genel hükümlere tabii olduğu anlaşıldığından davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın tefriki ile genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya sulh hukuk mahkemesinde bakılarak işin esası hakkında hüküm kurulduğu, davacı ile aynı parselde bağımsız bölüm maliki olan ve yaptığı projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine karar verilen ... ...’e bunun için Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesi gereğince uygun bir süre verilmediği,

bundan ayrı davalı Leyla ... yönünden ise, sonradan yazılan gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olmasının gerekli olması gerektiği halde kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğu nedeniyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamından sonra 14.05.2015 tarihli 4. celsede bozmaya uyma kararı verilmiş, 22.10.2015 tarihli 6. celsede açılan davanın davalılardan ..., ..., ..., ... yönünden tefrikine, davalı Leyla ... yönünden taraf sıfatı olmadığından husumetten reddine, davalı ... ... yönünden takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiş, mahkemece davalılardan ..., ..., ..., ... yönünden tefrikine karar verilen dosyaya yeni 2015/1276 Esas numarası verilerek bozma kararı uyarınca 19.11.2015 tarihli ve 2015/1276 Esas,

2015/1206 Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilip kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi ve süresinde davacı tarafın dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi üzerine dosya Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gelerek 2016/277 Esas numarası alarak yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı vekili yargılamanın devamında 15.02.2017 tarihli 2. celsede davalılardan ... ve ... adına kayıtlı olan taşınmazın ... tarafından satın alındığını, bu nedenle HMK’nin 125. maddesi uyarınca davalarına yeni malik olan ...’ı dahil ettiklerini beyan etmiş, 12.04.2017 tarihli 3. celsede ise davaya dahili davalı ... ve davalı ... yönünden devam etmek istediklerini beyan etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre toplanan delillerden, keşfen alınan raporları tanzim eden bilirkişilerin ayrıntılı olarak belirledikleri ve mahkemece hükme esasa alınan 01.06.2018 tarihli rapor gereğince, davacının men'i müdahale talebinin, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının parseline iki farklı tecavüzü bulunan davalı ... yönünden kabulüne, krokide yeşil ve kırmızı renkle gösterilen bölümlere yapılan bahçe, bahçe duvarı ve taş merdivenin yıkılması suretiyle taşınmazın eski hale getirilmesine,

davacı parseline herhangi bir tecavüzü bulunmayan ... yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği şeklinde belirtilen gerekçelerle davacının men'i müdahale talebinin; davalı ... yönüden kabulü ile davacıya ait 353 ada 1 parselde A Blok 2 nolu bağımsız bölüme davalı ... tarafından yapılan müdahalenin men’ine, 01.06.2018 havale tarihli ek bilirkişi raporu-2 başlıklı rapordaki krokide yeşil renk ile gösterilen ve tabanda 12,81 m2 olan alana imal edilen bahçe duvarı ve bahçenin, ayrıca aynı raporda kırmızı renk ile gösterilen ve tabanda 19,41 m2 olan alana imal edilen taş merdivenin yıkılması suretiyle taşınmazın eski hale getirilmesine,

açılan davanın davalı ... yönünden reddine, 01.06.2018 havale tarihli ek bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili karardan sonra 13.09.2019 tarihli dilekçe ile karardan önce davalılardan ... ve ...’in taraf sıfatlarının kalmadığını,

yargılamanın devamı esnasında davaya HMK’nin 125. maddesi uyarınca davalılar ... ve ...’den taşınmazı devralan ...’a karşı devam etmek istediklerine yönelik duruşmalarda ve dilekçe ile beyanda bulunduklarını ancak kararda ... ve ...’in de davalı olarak gösterildiklerini belirterek karar başlığında davalı olarak görünen ... ve ...’in karar başlığından çıkarılmasını tashihen talep etmesi üzerine Mahkemece, 16.09.2019 tarihli tashih şerhi ile gerekçeli kararın başlık kısmından davalı olarak belirtilen ... ve ...’in sehven taraf olarak gösterildiği anlaşılmakla gerekçeli kararın başlık kısmından çıkartılmalarına karar verilmiştir.

Mahkemenin gerekçeli kararının taraflara tebliğinden sonra hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz isteğinde bulunulmuştur.

Dava, tapulu taşınmazda mülkiyet hakkına dayanan elatmanın önlenmesi, ortak kullanım alanlarına yönelik elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme taleplerine ilişkindir. Somut olayda, dosya kapsamından davacının tam hisse maliki olduğu 1649 parsel sayılı taşınmazın dava sırasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uygulaması neticesinde 08.10.2013 tarihinde yeni 353 ada 1 parsel numaralarını aldığı, davalı ...’ın 1650 parsel sayılı taşınmazının yine aynı uygulama neticesinde yeni 367 ada 1 parsel numaralarını aldığı ve davalı ...’ın ise 1638 parsel sayılı taşınmazının anılan uygulama ile yeni 352 ada 1 parsel numaralarını aldığı anlaşılmaktadır.

Davacı açılan davada, davalıların, mülkiyet ve zilyetliklerinde bulunan komşu bağımsız bölümlerden vekil edenine ait taşınmaza müdahale ederek duvarlarını yıktıklarını, ağaçlarını kestiklerini, bahçeyi işgal ettiklerini, genel kullanıma ayrılmış yolları kapatarak kendi kullanım alanlarına kattıklarını, projeye aykırı yapılaşmaya gidilerek kullanım alanlarını genişlettiklerini ileri sürerek sataşmanın giderilmesini, ortak alanlara vaki müdahalenin men'i, projeye aykırılıkların yıkılarak eski hale getirilmesini talep etmiştir.

Talebin ileri sürülüş biçiminden ve içeriğinden davacı tarafça davalıların davacı taşınmazına haksız müdahalede bulundukları iddiasının yanı sıra davalıların genel kullanıma ayrılmış yolları da kapatıp bu yolları kendi taşınmazlarına katarak davacının taşınmazından genel yolla bağlantıyı keserek davacının genel yola çıkmasına engel oldukları da belirtilerek bu husus da elatmanın önlenmesi talebine konu edilmiştir.

Mahkemece keşfen bilirkişi heyetine aldırılan ve karara esas olan 01.06.2018 tarihli ek bilirkişi-2 raporunda ve eki olan krokide davacının 353 ada 1 parsel (eski 1649 parsel) sayılı taşınmazı ile davalılardan ...’ın 352 ada 1 parsel sayılı (eski 1638 parsel) taşınmazı arasında bulunan mavi renkle işaretli olduğu belirtilen 43,18 m2 alanlı imar yolu kısmının davalılardan 352 ada 1 parsel sayılı (eski 1638 parsel) taşınmaz maliki olan davalı ...’ın taşınmazı içerisinde ve zeminde bahçe kullanım alanı olarak kulllanılan alan olduğu belirtilmekle birlikte anılan raporda bahsi geçen ve 43,18 m2’lik kısmın genel imar planında imar yolu olduğu

belirtilmekle birlikte bu yolun fiilen kamunun kullanımına açılmış bir yol olup olmadığı anlaşılamamaktadır.

Bu nedenle anılan raporda sözü edilen ve ekli krokide mavi renkle işaretli ve davalılardan ...’ın 352 ada 1 parsel sayılı taşınmazı içerisinde, zeminde bahçe olarak kullanılan 43,18 m2 alanlı kısmın fiilen kamunun kullanımına açılmış bir yol olup olmadığının araştırılması, şayet fiilen kamunun kullanımına açılmış bir yol ise bu kısım yönünden de müdahalenin men’i ve eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/5207, K. 2021/4754, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5207
Karar No
2021/4754
Tarih
3 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/5217 K.2021/8469
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/5234 K.2021/3998
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/5235 K.2021/5343
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/5243 K.2021/5305
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/5252 K.2021/3953
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/5255 K.2021/4319

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.