İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/5308 K.2019/9121

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili, davalılar Z.... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği…

Esas2019/5308Karar2019/9121Tarih16 Ekim 2019Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/5308 E., 2019/9121 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ekim 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili, davalılar Z.... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; dava konusu ... İlçesi, ... Mahallesi, ...mevkiinde 7745 ada, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 parsel sayılı taşınmazların batısında deniz tarafında bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki cebel alana davalılar tarafından iskele ve merdiven yapılması nedeniyle, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz üzerinde bulunan ve mahkemece keşif esnasında belirlenecek olan tüm muhdesatların yıkımını ve davalıların el atmasının önlenmesini talep etmiştir.

Davalı ..., ... vekili; müvekkillerinin taşınmazlarla fiili olarak bir ilişkisi bulunmadığını, yapıldığı iddia edilen müdahaleyi ve işgali müvekkillerin hiçbir şekilde görmediklerini ve haberlerinin olmadığını, bilgileri ve izinleri olmadan yapılan bu eylemden dolayı hukuki sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, herhangi bir müdahale bulunmamakla davanın konusuz kaldığını, taşınmazların bulunduğu yerin site olmadığını ve bir yönetimin bulunmadığını, deniz kenarına çekilen zincirin eylemi yapan kişinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin haberi ve izni olmadan yapılan bu eylemden dolayı hukuki sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; bu işlerin yapımı için müvekkilinin hiçbir katkıda bulunmadığı gibi, kimler tarafından ne şekilde yapıldığını dahi bilmediğini, Hazinenin araştırmadan 7745 ada içinde 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 parsel sayılı taşınmaz sahiplerinin hepsini davalı olarak gösterdiğini, öncelikle davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., taşınmazı satın aldığında iskele ve merdivenin mevcut olduğunu, merdivenin sadece davalıların kullanımına özgülenmemiş olup denize girmek isteyenlerin de faydalanabileceği şekilde inşa edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., taşınmazı satın aldığında aynı yerde merdivenin mevcut olduğunu, dava konusu yerin kamuya açık bir alan olduğunu, herkesin denize girdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., evin kendisine intikal ettiği tarihte dava konusu iskele ve merdivenin zaten inşa edilmiş olduğunu, iskele ve merdivenin inşa edilmesi ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, iskele ve merdiveni hiç kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., dava konusu merdivenin sadece davalıların kullanımına özgülenmemiş olup umuma açık bir yapı olduğunu, kamu yararına hizmet ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., denize girebilmek için varolan merdivene sadece korkuluk yapıldığını, aslında korkuluğu yapmanın ...'nin görevi olduğunu, vatandaşın sadece korkuluk yapılan merdiveni kullanma suretiyle denize girme olanağını kolaylaştırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., yazlıkçıların denize girmesi için inşa edilmiş basit ve küçük ölçekli bir alan ile merdivenin mevcut olduğunu, sahillerin kamunun yararlanmasına açık alan olduğunu, bu hususta taraflarınca getirilen bir kısıtlama bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ... vekili, müvekkili evi satın aldığında iskele ve merdivenin deniz kıyısında bulunduğunu, müvekkilinin iskele ve merdivenin ne zaman ve kim tarafından yapıldığını bilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, dava konusu yapının yapımında müvekkilinin doğrudan doğruya bir ilgisi, herhangi bir kararda imzası bulunmadığını, dava konusu iskelenin bulunduğu deniz kıyısının tüm vatandaşların kullanımına açık olup iskeleden herkesin yararlandığını, müvekkilinin yılda sadece bir defa bir ay süre ile evini kullandığını ve dava konusu yapının yapımında hiçbir ilgisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... 22/02/2011 tarihli duruşmadaki beyanında evini satın aldığı tarihte dava konusu iskele ile merdivenin orada mevcut olduğunu ve kendilerinin yapmadığını belirtmiştir.

Davalı Necdet Şengezer 22/02/2011 tarihli duruşmadaki beyanında evlerini ...İnşaata yaptırdıklarını ve ...İnşaat tarafından kendilerine müstakil tapularının verildiğini belirtmiştir.

Davalı ... 22/02/2011 tarihli duruşmadaki beyanında dava konusu yerde kendisinin oturmadığını, yeğeni Çimen’in oturduğunu belirtmiştir.

Davalılar..., ... ve ... 17/05/2011 tarihli duruşmadaki beyanlarında arsalarını müteahhide verdiklerini, iskelenin bulunduğu yerde denize girmediklerini, İzmir'de oturduklarını belirtmişlerdir.

Dahili davalı ... 16/01/2013 tarihli duruşmadaki beyanında 1997 yılında bu evi satın aldığında merdiven ve iskelenin mevcut olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece davanın kabulü ile “7745 ada 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 parsellerin batısında tescil harici alanda, kıyı kenar çizgisi içinde bulunan ve 11.03.2014 havale tarihli raporda gösterilen 3,83 m2 yol, 8,60m2, 3,38m2 ve 79,21m2 beton platform ile 15,24m2 merdiven yapılmak sureti ile davalılarca yapılan müdahalenin men'ine, 3,83 m2'lik yol, 8,60 m2'lik 3,38 m2'lik ve 79,21 m2'lik beton platform ile 15,24 m2'lik merdivenin kal'ine” karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalılardan ... .... ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, el atmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.

Bilindiği üzere her dava açıldığı tarihdeki koşullara göre değerlendirilir.

Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesine göre; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'', TMK'nin 6. maddesine göre ise; ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' şeklindedir. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek vakıalar oluşturur ve bu vakıaların kanıtlanması için de taraflarca delil gösterilir.

Bilindiği üzere, elatma bir haksız eylem olup varlığı her türlü delil ile ispatlanabilir. Dava konusu taşınmaza iskele ve merdiven yapılmak suretiyle haksız elatıldığını ispat yükü davacıdadır. Davalıların haksız bir kullanımının var olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekir.

Somut olayda, davacı devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alana davalılar tarafından iskele ve merdiven yapılmak suretiyle el atıldığını ileri sürmüş, davalılar ise iskele ve merdivenin yapımı ile ilgileri bulunmadığını savunmuşlardır. Davacı, iddiasını ispat için diğer tapu kaydı, kıyı kenar haritası, keşif, bilirkişi incelemesinin yanısıra tanık deliline de dayanmıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve soruşturmada dava konusu merdiven ve iskelenin konumu tespit edilmiş olup, davalıların el atması bulunup bulunmadığı hususunda yeterli araştırma yapılarak davalıların iskele ve merdiven yapmak suretiyle haksız bir kullanımının var olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir.

Bu durumda, Mahkemece, tanıklarını bildirmesi için davacıya süre ve imkan tanınmasından sonra davalıların el atmasının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı ... vekilinin ve davalılardan Zuhal Yaman, İffet Gürol, ..., ..., ..., Hürrem Karcı, ..., ..., ..., Hatice Didem Özel, ..., ... ve ...’ın yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 16/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/5308, K. 2019/9121, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5308
Karar No
2019/9121
Tarih
16 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/5309 K.2019/14242
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2019/5310 K.2019/9621
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/5310 K.2019/16381
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5310 K.2019/8461
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2019/5311 K.2019/6463
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/5311 K.2019/16388

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.