KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/5362 E., 2019/10011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Terkin
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, davalı adına kayıtlı 898 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kısmının tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun değişik 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm; davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir.
İşin esası bakımından 5841 Sayılı Yasa'nın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan Yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş, 23.07.2011 tarihinde Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra meydana gelen değişiklik karşısında doğru olduğu söylenemez.
Bu durum karşısında işin esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun değişik 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/5362, K. 2019/10011, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama