İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/5654 K.2020/4125

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2019/5654Karar2020/4125Tarih29 Haziran 2020Okuma6 dk · 1.202 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/5654 E., 2020/4125 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil (Kıyı Kenar Çizgisi İçinde Kaldığından Bahisle
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.202 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, tapuda davalı ... Belediyesi adına kayıtlı bulunan 15 parsel sayılı taşınmazın 908,34 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığını belirterek, bu kısmın tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 895,94 m2’lik kısmın iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2014 tarihli ve 2014/11540 Esas, 2014/13855 Karar sayılı kararı ile “…idare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisinden farklı olarak yeni bir kıyı kenar çizgisi tespit edildiğine göre, jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınması gerekir.

Ancak Jeoloji Mühendisi ... tarafından düzenlenen 03.05.2010 havale tarihli raporun eki olan krokide keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisi ile daha önce idare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisi ayrı ayrı gösterilmesine ve dava konusu taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisinin içinde (deniz tarafında) kaldığı belirtilmesine rağmen, kıyı kenar çizgisinin içerisinde kalan taşınmaz miktarı m2 olarak belirtilmemiştir.

Bu nedenle jeolog bilirkişiden yeniden rapor alınarak taşınmazın ne kadarının kıyı kenar çizgisinin içinde kaldığı belirlenmeli, kroki üzerinde işaretlenmeli bu rapora göre talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken Harita Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 20.09.2010 havale tarihli raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Kabule göre de.

19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden, HMK'nin 323/1 maddesine göre yargılama giderlerinden sayılan harçtan ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı açıktır. Mahkemece hüküm kurulurken bu hususların gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen eksiklikler gözetilmek suretiyle jeolog bilirkişiden yeniden rapor alındıktan sonra dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir” şeklindeki gerekçeyle bozulması üzerine,

bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile dava konusu ... ilçesi, ...köyü, 15 parsel sayılı taşınmazın, Jeoloji Yüksek Mühendisi tarafından tanzim edilen 03.01.2019 havale tarihli raporun 4 sayfasındaki krokide D harfi gösterilen ve mavi ile taralı 1.104.23 m2'lik kısmının ... köyü tüzel kişiliği adına olan tapu kaydının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile tapudan terkini istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu eski 15 parsel (3402 sayılı kadastro Kanunu m.22/A uygulaması sonucu yeni 787 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın 2.885 m2 (22/A çalışması sonucu 2.949,66 m2) arsa niteliğinde A.

Ulaşlı Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı olduğu ve taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından bahisle eldeki davanın açıldığı ve verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden idarece oluşturulandan farklı bir kıyı kenar çizgisi tespit eden (bozma öncesi alınan) jeoloji bilirkişisi raporu üzerinde hiç durulmadan doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 29.08.2013 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisine göre taşınmazın 1.104,23 m2’lik kısmının deniz tarafında kaldığı belirlenerek sonuca gidildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; kıyı kenar çizgisinin tespiti bakımından yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.

İdarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunmaması yahut idari yargı yerinde iptal edilmiş veya oluşturulan harita 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilen ilkeye göre ilgililerine tebliğ edilerek kesinleştirilmemiş ve davalının itirazına uğramışsa; adli yargı mahkemesince, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 4. maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak, aynı Kanun’un 5 ve 9.maddeleri ile 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı, yine 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları göz önünde tutularak,

Kanun’un 9/2. maddesinde belirtilen bilirkişi kurulu aracılığıyla, keşif yapılarak açıklanan kural ve yöntemler doğrultusunda kıyı kenar çizgisi oluşturulmalıdır. Mahkeme aracılığıyla bu çalışma yapılırken, idarenin önceden kıyı kenar çizgisi oluşturmak için yaptığı saptamalar ve bu konuda kurulan komisyonun çalışmalarının ortaya çıkardıkları bilimsel değerlerin bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. İdarenin söz konusu çalışmalarını yok saymak da doğru olmaz.

Açıklanan nedenlerle, idarenin kıyı kenar çizgisi çalışmalarında, o yere ilişkin kamu görevlilerince önceden oluşturulmuş komisyon çalışmalarını içerir kayıt ve belgeler getirtilmeli, bunlardaki verilerle, mahkemece kıyı kenar çizgisi oluşturmak için bilirkişilerce yapılan çalışmalarda elde edilen veri ve bulguların örtüşmemesi durumunda, bunun nedenleri hakkında bilirkişilerden bilimsel gerekçelere ve maddi bulgulara dayalı, doyurucu ve denetime açık ek rapor alınmalıdır.

Başka bir anlatımla, eldeki uyuşmazlıkta idari saptamalardan takdiri delil olarak yararlanılması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.06.2003 tarihli ve 97/110 sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Yapılacak bu araştırmalarla, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisinin hangi tarafında kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, oluşacak durum, dosya içeriği, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan diğer tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekir.

Uyuşmazlığın bu niteliğine göre, öncelikle yöntemince kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi ve zemine uygulanması gerekir. Bu doğrultuda, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise, buna ilişkin karar ve dayanağı olan belgeleri ile kroki ve haritasının birlikte getirtilip dosya arasına konulması, mahallinde yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla yapılacak keşifte araziye uygulanması, çekişme konusu taşınmazın yeri belirlenip harita üzerine işaretletilmesi gerekir.

Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yöntemince kıyı kenar çizgisi tespit edilmediği, dosyada bozma öncesi tespit edilen kıyı kenar çizgisi üzerinde durulmadığı, bu çizgi ile idarece oluşturulan arasındaki farklılığın değerlendirilmediği, doğrudan İdarece oluşturulan kıyı kenar çizgisine göre belirlemede bulunulduğu, neticeten Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.06.2003 tarihli ve 97/110 sayılı kararı doğrultusunda, idari saptamalardan takdiri delil olarak yararlanmak ve 3621 sayılı Kanun'un 5. ve 9. maddelerinde öngörüldüğü biçimde üç jeolog ya da jeoloji mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi aracılığıyla yöntemine uygun olarak kıyı kenar çizgisini belirlemek, bilirkişi kurulunca belirlenen kıyı kenar çizgisi ile idarece oluşturulan kıyı kenar çizgisinin örtüşüp örtüşmediği,

örtüşmemekte ise kıyı kenar çizgisinin parselin neresinden geçtiği, idarece oluşturulan kıyı kenar çizgisi ile bilirkişiler tarafından tespit edilen kıyı kenar çizgisi arasındaki çelişkinin nedenleri hakkında bilirkişi kurulundan bilimsel gerçeklere ve maddi bulgulara dayalı, denetime açık rapor almak, dava konusu taşınmazın yakın komşu parselleri hakkında kıyı kenar çizgisi içerisinde bulunduğundan bahisle açılan, derdest veya kesinleşmiş tapu iptali ve terkin dava dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak ve bulunduğu takdirde hüküm kurulurken göz önünde bulundurulmak üzere dosya arasına getirtilerek,

yapılacak bu araştırmalarla, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisinin hangi tarafında kaldığı, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması durumunda ise ne kadarlık bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten ve kroki üzerinde gösterildikten sonra, oluşacak durum, dosya içeriği, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan diğer tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek olmalıdır.

Kabule göre de; dava dilekçesinde açıkça dava konusu taşınmazın 908.34 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali istenmesine rağmen, talep aşılarak 1.104.23 m2'lik kısmın iptaline karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/5654, K. 2020/4125, 29 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5654
Karar No
2020/4125
Tarih
29 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/5654 K.2020/3782
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/5657 K.2020/2964
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/5658 K.2020/8660
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/5658 K.2020/2971
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/5658 K.2020/4133
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2019/5659 K.2020/6477

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.