İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6082 K.2021/4923

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2018 tarihli ve 2016/165 Esas, 2018/605 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar…

Esas2019/6082Karar2021/4923Tarih9 Haziran 2021Okuma6 dk · 1.105 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/6082 E., 2021/4923 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Haziran 2021
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.105 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2018 tarihli ve 2016/165 Esas, 2018/605 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili; asıl davada müvekkilinin İstanbul ili, Fatih ilçesi, 2449/39 parselde kayıtlı 124 m2 sahalı taşınmazın 1/2’sinin maliki olduğunu, taşınmaz üzerindeki binada 1.kat 5 numaralı dairenin davalının işgalinde olduğunu belirterek,

01.06.2014-31.03.2016 arası aylık 8.650 TL, birleşen 2016/166 Esas sayılı dosyada 01.01.2015-31.03.2016 arası davalının işgalinde olan çatı katı 13 numaralı daire için 6.900 TL, birleşen 2016/167 Esas sayılı dosyada 01.01.2012-31.03.2016 arası davalının işgalinde olan zemin kat 3/A kapı numaralı dükkan için 13.560 TL, birleşen 2016/168 Esas sayılı dosyada 01.01.2013-31.03.2016 arası davalının işgalinde olan 2.kat 7 numaralı daire için 12.060 TL, birleşen İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/45 Esas sayılı dosyada 01.01.2016-31.12.2016 arası davalının işgalinde olan bodrum kat 1 nolu daire için 6000 TL,

birleşen İstanbul 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/48 Esas sayılı dosyada 01.042016-31.12.2016 arası davalının işgalinde olan 2.kat 7 numaralı daire için 4500 TL, birleşen 2017/49 Esas sayılı dosyada 01.04.2016-31.12.2016 arası davalının işgalinde olan 1.kat 5 nolu daire için 4500 TL, birleşen 2017/50 Esas sayılı dosyada 01.04.2016-31.12.2016 arası davalının işgalinde olan zemin kat 3/A kapı nolu dükkan için 4500 TL, birleşen 2017/51 Esas sayılı dosyada 01.04.2016-31.12.2016 arası davalının işgalinde olan çatı katı 13 nolu daire için 4500 TL,

birleşen 2017/54 Esas sayılı dosyada ise 01.02.2016-31.12.2016 arası davalının işgalinde olan 3.kat 9 nolu daire için 5500 TL ecrimisil ödenmesini istemiştir.

Davalı vekili; binayı müvekkilinin inşa ettiğini, sadece arsa kirası istenebileceğini, davacının ecrimisil talebinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davacı tarafından yargılama esnasında tüm davalar yönünden istemin toplam 91.555 TL'ye yükseltilerek davanın ıslah edildiği, binanın davalı tarafından inşa edildiği 13.11.2017 tarihli dilekçe ile davacı vekili tarafından kabul edildiğinden arsa yönünden ecrimisil hesabı yapıldığı, esas ve birleşik davalarda kısmen örtüşen kısmen de ayrışan zaman dilimleri için tazminat istenildiği, keşif esnasında apartmanda 14 bağımsız bölüm bulunduğu belirlenmesine rağmen, davalı vekilinin 05.11.2018 tarihli dilekçesinde; davalının 6 bağımsız bölümü kiraya verdiği, 1 bağımsız bölümü de bizzat kullandığı ifade edildiği için, yapılması gerekenin;

yıl bazında tahakkuk eden ecrimisil bedelinin her daireye isabet edecek miktarının bulunması ve ilerleyen yıllar için ÜFE oranında artırım yapılarak sonuca gidilmesi olduğu, 11.07.2018 tarihli raporda arsayla sınırlı olmak üzere her yıl için davacı hissesine isabet edecek miktarların belirlendiği, bu rakamların esas ve birleşik davalara tatbikine şu şekilde örnek verilebileceği, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin birleşik 2017/45 Esas sayılı dosyasında 1 nolu bağımsız bölüm için 01.01.2016- 31.12.2016 arasındaki zaman dilimi ile ilgili olarak dava açıldığı,

raporda 2016 yılı için arsanın tümü açısından ay bazında davacı hissesine 441,30 TL tekabül ettiği, 1 nolu bağımsız bölüme denk gelecek miktarın.

441,30/7=63.04 TL olduğu, tüm yıl yönünden ulaşılacak rakamın ise 63.04 TLx12=756,48 TL olduğu, izah edilen bu yöntemle hesaplama yapıldığı belirtilerek, asıl dava yönünden 1.287,95 TL, birleşen 2016/166 Esas sayılı dosya yönünden 906,24 TL, birleşen 2016/167 Esas sayılı dosya yönünden 2.772,96 TL, birleşen 2016/168 Esas sayılı dosya yönünden 2.182,56 TL, birleşen 2017/45 Esas sayılı dosya yönünden 756,48 TL, birleşen 2017/48 Esas sayılı dosya yönünden 567,36 TL, birleşen 2017/49 Esas sayılı dosya yönünden 567,36 TL, birleşen 2017/50 Esas sayılı dosya yönünden 567,36 TL,

birleşen 2017/51 Esas sayılı dosya yönünden 567,36 TL ve birleşen 2017/54 Esas sayılı dosya yönünden ise 693,44 TL ecrimisile hükmedilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi sonucunda.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesince (2019/547 E, 2019/1143 K); davalı tarafın kabul beyanı ile taşınmazın davalı tarafından kullanıldığının sabit olduğu, muhdesatın da davalı tarafından yapıldığı, davacı tarafça kabul edildiği, bu doğrultuda davalının taşınmazı haksız kullanması nedeniyle davacının arsa esas alınarak yapılacak hesaplama sonucu payı oranında davalıdan ecrimisil talep etme hakkının olduğu, mahkemenin davalı vekilinin 05.11.2018 tarihli dilekçesindeki hatalı hesaplama yöntemi esas alınarak asıl dava ve birleşen davalar bakımından kısmen kabul ve kısmen ret kararı verdiği,

oysa dava tarihinden geriye doğru binanın davalı tarafından yapıldığı dikkate alınarak arsa niteliği ile değerlendirme yapılarak davacı payına isabet eden miktara karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş ve davanın;

ilk dönem için açılan İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/167 sayılı birleşen ve devam eden dönem için ilk açılan İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/48 sayılı birleşen dosyaları yönünden kısmen kabulü ile 01.01.2012-31.12.2016 arası için 23.381,10 TL ecrimisile hükmedilmiş, yine arsa üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğinden her bir bağımsız bölüm için ayrı açılan davalar yönünden, dönemler esas alınarak aynı dönemler için sonradan açılan davaların aynı yere ilişkin aynı taraflar arasındaki ecrimisil istemli davalar oldukları gerekçesiyle de İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/165 sayılı asıl dosyasında,

İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/45 Esas sayılı birleşen dosyasında, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/50 sayılı birleşen dosyasında, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/49 sayılı birleşen dosyasında, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/54 sayılı birleşen dosyasında, İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/51 sayılı birleşen dosyasında, İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/166 sayılı birleşen dosyasında ve İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/168 sayılı birleşen dosyasında açılan davaların derdestlik nedeniyle usulden retlerine karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.

Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde "Miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı da 2019 yılı itibariyle 58.800 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Somut olayda; davacı vekili talep artırımı ile tüm davalar yönünden istemini toplam 91.555 TL yapmış ise de; kesinlik sınırının her bir dosya için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bu doğrultuda; her bir davanın 2019 yılı itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 58.800 TL’nin altında kaldığı sabit olduğuna göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabil olmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesi uyarınca 2019 yılı itibariyle miktar ve değeri 58.800 TL'yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/6082, K. 2021/4923, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/6082
Karar No
2021/4923
Tarih
9 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/6084 K.2021/7720
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6098 K.2021/5803
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/6132 K.2021/16099
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/6148 K.2021/5796
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6168 K.2021/5153
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6190 K.2021/4943

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.