İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6362 K.2020/4589

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2019/6362Karar2020/4589Tarih7 Temmuz 2020Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/6362 E., 2020/4589 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Temmuz 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava konusu 144 ada 1 parsel ve 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazların güneyinden eski dere yatağı geçtiğini, Karayolları ve davalı tarafından dere yatağı doldurulmak suretiyle parsellerin güney yönüne doğru genişletildiğini, taşınmazların kadastro tespitindeki edinme sebeplerinin zilyetlik ile kazanım olduğunu, ancak dere yatağından doldurulma yerlerin zilyetlik ile kazanılmalarının mümkün olmadığını açıklayarak, taşınmazların dere yatağından kazanılma kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı taraf, derenin taşınmazın güney kısmından değil batı kısmından geçtiğini, dava konusu edilen alanların tapulu arazisi olduğunu, her ne kadar kadastro tespiti zilyetlik ile kazanılmaya dayalı olarak yapılmış ise de, aslında taşınmazın evveliyatının da tapulu olduğunu, dava konusu edilen alanların dere yatağı ile ilgisinin olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, Daire’nin 12.3.2015 tarihli ve 2015/2939 Esas., 2015/5877 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin tapu iptal ve tescil davasıdır.

Hükmüne uyulan bozma ilamında, “Dava dilekçesinin içeriği ve dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların öncesinde aktif dere yatağı kapsamında olduğu, ne var ki, dava konusu taşınmazların tespit tarihinde dere yatağı vasfında bulunmadığı sabit ise de, hangi tarihte derenin etkisinden kurtuldukları, hangi tarihte imar-ihya edildikleri ve ekonomik amacına uygun tarımsal zilyetliğin hangi tarihte başladığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı, uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmadığı,

sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava konusu parsellerin tespitlerinin yapıldığı 2006 yılından önceki yıllara ait (1986-1976 yılları arası) 1/20000 veya 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendislerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu ile teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması,

yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nin 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmeleri, öncesi dere yatağı olan taşınmazları derenin etkisinden koruyan duvarın hangi tarihte kim tarafından inşa edildiği, bu duvarın inşaasından sonra dava konusu taşınmazlarının kim tarafından ve ne şekilde imar-ihya edildiği, imar ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte sona erdiği,

taşınmazlar üzerinde ekonomik amacına uygun tarım amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve tespit tarihine kadar kim tarafından ne şekilde kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulması, HMK'nin mad. 290/2.

(HUMK'un 366.) maddesi uyarınca bilirkişi olarak tayin edilecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresini gösterir biçimde yakın plan ve panoramik renkli fotoğrafları çektirilerek Mahkeme Hakimince onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” açıklanmıştır.

Her ne kadar mahkemece Dairenin 12.3.2015 tarihli ve 2015/2939 Esas, 2015/5877 Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm tesis edilmiştir. Şöyle ki;

Mahkemece bozma sonrası dosyaya ibraz edilen, 13.8.2018 havale tarihli Jeoloji Mühendisleri raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiş olup, sözkonusu raporda, 1982 yılına ait hava fotoğrafının, 1982 yılına ait memleket haritasının ve 2012 yılına ait ortofoto haritasının incelenmesi neticesinde, dava konusu parsellerin batısında bulunan derenin, davalı parsel sınırları içinde kalmadığının tespit edildiği, bu nedenle taşınmazların dere yatağında kalmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bozma öncesi dosyaya sunulan 25.8.2009 tarihli Jeoloji bilirkişi raporunda ise, tescili istenen sahada yapılan gözlemsel çalışmalar ve açılan araştırma çukurundan elde edilen veriler ışığında derenin eski yatağının geçtiği saha belirlenmiş, bu bölgenin dere yatağı olduğu bildirilmiş, yine bozma öncesi dosyaya ibraz edilen 12.11.2012 havale tarihli jeoloji bilirkişi raporunda ise, dava konusu alanda açılan araştırma çukurunda, 0-50 cm arasında toprak dolgu, 50-150 cm arasında taşkın malzemesi, 130-200 cm arasında ise alüvyonal malzeme (dere malzemesi) tespit edildiği,

yani dava konusu taşınmazda açılan gözlem çukurunda tabanda dere yatağına ait blok, çakıl, kum ve siltten oluşan materyal tespit edildiği, bu durumun geçmişte bölgenin dere yatağı olduğunu gösterdiği, Karayolları ve DSİ ekiplerince dere ıslah çalışmaları yapılmadan önce taşkın alt eşik düzeyi içerisinde kalan taşınmazın, Karayolları ve DSİ ekiplerince yapılan çalışmalar sonucunda dere yatağı vasfını yitirdiği belirtilmiştir.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazların dere yatağında kalmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, bu raporda daha önce dosyaya ibraz edilen raporlar irdelenmemiş, bu raporlardan neden ayrılındığına dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiş, Mahkemece de, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmemiş, hükme esas alınan rapora üstünlük tanınma gerekçesi de açıklanmamıştır.

Hal böyle olunca, Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamındaki kazanılmış haklar da gözönünde bulundurulmak suretiyle; dava konusu parsellerin tespitlerinin yapıldığı 2006 yılından önceki yıllara ait (1986-1976 yılları arası) 1/20000 veya 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendislerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu yeni bir ziraat bilirkişisi ile fen, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte uygulanması,

yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nin 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmeleri, daha önce dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporları da irdelenmek ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle, taşınmazların öncesinde ne kadarının dere yatağı etkisinde olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti, taşınmazları derenin etkisinden koruyan duvar varsa hangi tarihte kim tarafından inşa edildiği,

bu duvarın inşaasından sonra dava konusu taşınmazların dere yatağında ve etkisinde kalan kısmının ve taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde imar-ihya edildiği, imar ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte sona erdiği, taşınmazlar üzerinde ekonomik amacına uygun tarım amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve tespit tarihine kadar kim tarafından ne şekilde kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulması, dosyadaki fotoğraflar birbirinden farklı olduğundan HMK'nin mad.

290/2. (HUMK'un 366.) maddesi uyarınca bilirkişi olarak tayin edilecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresini gösterir biçimde yakın plan ve panoramik renkli fotoğrafları çektirilerek Mahkeme Hakimince onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/6362, K. 2020/4589, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/6362
Karar No
2020/4589
Tarih
7 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/6365 K.2020/4177
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/6366 K.2020/9910
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/6367 K.2020/2532
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/6370 K.2020/3203
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/6378 K.2020/4619
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/6387 K.2020/4154

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.