KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/6486 E., 2021/3738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, Dava konusu 1289 ve 1320 parsel sayılı taşınmazların 22 yıldır malik sıfatı ile kendisinin zilyetliğinde olduğunu, diğer paydaşlar olan .....'ın dava konusu taşınmazları kullanmadığını, 22 yıldır dava konusu taşınmazların bakımının ve işletmesinin kendisi tarafından yapıldığını, bu nedenle 20 yıldan uzun süre önce ölmüş müteveffa paydaşların tapudaki paylarının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili ; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 11472 parsel (Eski Parsel No:1289) ve 1320 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapuda davalılar adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ...’ın vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava TMK’nin 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2. fıkrasında yer alan, “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
TMK’nin 713/2. maddesindeki yollama nedeniyle bu tür davaların aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı koşullara tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılır. Aynı maddenin 3. fıkrasındaki “tescil davası” sözcüğünün 1. ve 2. fıkraya göre açılacak davaları kapsadığının kabulü gerekir. (Yargıtay HGK’nin 17.02.2010 tarihli ve 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar, M.R.Karahasan–İ. Özmen, Zilyetlik-Tescil-Tapu İptali Davaları, 1983-sh;1451).
Buna göre, iptal ve tescil isteği nedeniyle davada taraf durumunu almış bulunan kayıt malikinin mirasçıları bakiye harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
Bu durum karşısında eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak davalılar aleyhine harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti yükletilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/6486, K. 2021/3738, 21 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama