İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6537 K.2020/1753

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Sürmene Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2016/85 Esas, 2017/170 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı bir kısım davalılar…

Esas2019/6537Karar2020/1753Tarih25 Şubat 2020Okuma6 dk · 1.125 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/6537 E., 2020/1753 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2020
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Dava türü
Mal Ortaklığı Sözleşmesine İstinaden Tapu İptali ve Tescil
Mahkemesi
Sürmene Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.125 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Sürmene Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 15.11.2017 tarihli ve 2016/85 Esas, 2017/170 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, tarafların ortak murisi ... ile davacının 1972 yılında evlendiklerini, 1990 yılında noterde mal ortaklığı rejimi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede ayrıca taraflardan birinin ölümü halinde tüm mal varlığının diğer eşe intikal edeceği hususununda kararlaştırıldığını, 1994 yılında bir adet taşınmaz satın alınıp muris adına tapuda tescil edildiğini, 2015 yılında murisin ...'un çocuksuz olarak vefatı ile geride davacı ve davalıların mirasçı olarak bıraktığını tapuya kayıt ve tescili talep edilmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... davanın reddini savunmuş, davalılar ..., ... ve ... davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, mal rejimi sözleşmesi bir bütün olarak değerlendirilerek ve sözleşme hükümleri uyarınca 743 sayılı TKM'nin 211 ve devamı maddelerinde öngörülen mal ortaklığı rejimine ilişkin hükümler esas alınarak mal rejiminin tasfiyesinin yapılması gerektiği ve eşlerin birbirlerini mirasçı atadıklarının kabulüyle, TMK'nin 516, 532 ve diğer ilgili maddeleri gereğince davanın kabulüne, ... 5. Noterliğinin 02/03/1990 tarihli, 09335 yevmiye nolu düzenleme mal ortaklığı sözleşmesinin tasfiyesi ile dava konusu 194 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve davacı ...'a ait olduğunun tespiti ile davacı adına tesciline karar verilmiş olup, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce, Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 10/1.maddesine atfen davacı ile muris ...'un TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden yasa gereği edinilmiş mallara katılma rejimine tabi oldukları, ...

5. Noterliği’nde 02.03.1990 tarih 9335 yevmiye ile düzenlenen genel mal ortaklığı sözleşmesi ile eşlerin mal ortaklığı rejimini seçtikleri, ileride iktisap edecekleri menkul ve gayrimenkul mal varlığının mal ortaklığına dahil edileceği, evliliğin ölümle sona ermesi durumunda ortaklığa ait malların sağ eşe kalacağı kararlaştırıldığı, ancak mal ortaklığı rejiminin, sözleşmede belirtildiği gibi ölümle değil başka nedenle (4722 s.Yasa mad.

10/1. m.) sona erdiğinden, söz konusu sözleşmenin evliliğin ölümle sona ermesi durumunda ortaklığa ait malların sağ eşe kalacağı maddesinin uygulanamayacağı, başka bir anlatımla, evlilik birliğinin sona erdiği yani muris ...'un 2015 ölüm tarihi itibariyle eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğundan, daha önceden sona ermiş mal ortaklığı rejiminin tasfiyesine ilişkin sözleşme hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı,

dava konusu taşınmazın edinildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 743 sayılı TMK.nin 211 vd. maddeleri uyarınca tasfiyesine karar verilebileceği anlaşılmakla mal rejimi sözleşmesinin uygulanması mümkün görülmediğinden taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bütünüyle kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur.

Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad. 179). Bu anlamda, tasfiye yapılırken uygulanacak mal rejiminin belirlenmesi önem taşır. Mal ortaklığı rejimi, gerek eski Medeni Kanun gerek yeni Medeni Kanun döneminde gerçekleştirilen evlilikler için kanun koyucunun eşlere seçme imkanı verdiği seçimlik mal rejimi türlerinden birisi olup, eşler geçerlilik şartlarına uygun şekilde tanzim edecekleri mal rejimi sözleşmesi ile mal ortaklığı rejimini aralarında geçerli kılabilirler. Sözleşme, yapıldığı tarihten sonra edinilen mallar yönünden etkili olacaktır.

Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179). Bu anlamda, tasfiye yapılırken uygulanacak mal rejiminin belirlenmesi önem taşır. Mal ortaklığı rejimi, gerek eski Medeni Kanun gerek yeni Medeni Kanun döneminde gerçekleştirilen evlilikler için kanun koyucunun eşlere seçme imkanı verdiği seçimlik mal rejimi türlerinden birisi olup, eşler geçerlilik şartlarına uygun şekilde tanzim edecekleri mal rejimi sözleşmesi ile mal ortaklığı rejimini aralarında geçerli kılabilirler. Sözleşme, yapıldığı tarihten sonra edinilen mallar yönünden etkili olacaktır.

4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrası “Türk Medenî Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar”, dördüncü fıkrası ise “Yukarıdaki hükümler uyarınca mal birliği veya mal ortaklığı rejiminin yasal mal rejimine dönüşmesi hâlinde, Türk Kanunu Medenisi'nin ilgili mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümleri uygulanır.” düzenlemelerini içermektedir.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; 02.03.1990 tarihli mal ortaklığı rejimi sözleşmesinin geçerli şekilde yapıldığı sabit olup, buna göre eşler arasında 17.02.1975 evlilik tarihinden 02.03.1990 sözleşme tarihine kadar yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejimi, sözleşme tarihinden Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar sözleşmeyle seçilen mal ortaklığı rejimi ve 01.01.2002 tarihinden murisin ölüm tarihi 17.07.2015 tarihine kadar ise yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Tasfiyeye konu taşınmaz, eşler arasında mal ortaklığı rejiminin geçerli olduğu 1994 yılında edinilmiş olup, tapuda muris adına kayıtlı olsa da taşınmazın eşlerin ortaklık malı olduğunun kabulü gerekir.

Eşler arasındaki mal ortaklığı rejimi ise muris ...'un vefatı ile değil Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 10/1. maddesi gereği Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile sona ermiştir.

Bu nedenle, sözleşmede evliliğin ölümle sona ermesi durumunda ortaklığa ait malların sağ eşe kalacağına yönelik maddesi de gözetildiğinde, taşınmazın tamamının tesciline yönelik davacı tarafın talebinin mal ortaklığı rejiminin ölümle sona ermediği gerekçesiyle reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yapmış olduğu değerlendirme yerinde olmuştur.

Ne var ki davacı tarafın talebi, sınırlı olarak sözleşmede geçen bir maddeye istinaden tasfiye olmayıp muris ile noterde yapılan mal ortaklığı rejimi sözleşmesinin hükümlerinin tamamına göre dava konusu taşınmazın tasfiyesini içermektedir.

4722 sayılı Kanun’un 10/4. maddesi de gözetildiğinde, tarafların geçerli olarak yaptıkları mal rejimi sözleşmesi ile seçmiş oldukları mal ortaklığı rejimine göre tasfiye yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesinin 743 sayılı TKM’nin 211 vd. maddeleri uyarınca tasfiyesine yönelik talep bulunmadığı yönündeki değerlendirmesi hatalıdır.

Talep, geçerli olarak yapılan mal ortaklığı rejimi sözleşmesine göre tasfiye isteğine ilişkin olduğuna, tasfiyeye konu taşınmazın edinme tarihi itibariyle ortaklık malı olarak kabulü gerektiğine, 743 sayılı TKM’nin 211 vd. maddeleri uyarınca taraflarca başka bir paylaşım oranı kabul edilmediğinden eşlerin ortaklık malları üzerinde yarı oranda hakkı bulunduğuna göre davanın kısmen kabulüyle taşınmazın yarı hissesinin mal ortaklığı rejiminden kaynaklı olarak, geri kalan yarı pay üzerinde ise davayı kabul eden davalı mirasçıların hisseleri miktarınca muris adına olan kaydın iptali ile davacı adına tescile karar verilmesi gerekirken, kısmen hatalı değerlendirme ile yazılı gerekçeyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, HMK'nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/6537, K. 2020/1753, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/6537
Karar No
2020/1753
Tarih
25 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/6537 K.2020/3717
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/6537 K.2020/1791
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/6538 K.2020/972
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/6538 K.2020/3056
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/6539 K.2020/1756
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/6539 K.2020/1789

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.