İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/6552 K.2020/112

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda İstanbul 8. Aile Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2012/600 Esas, 2016/809 Karar sayılı kararıyla kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş, Mahkeme…

Esas2019/6552Karar2020/112Tarih14 Ocak 2020Okuma5 dk · 925 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2019/6552 E., 2020/112 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ocak 2020
Dava türü
Katkı Payı Alacağı
Mahkemesi
İstanbul 8. Aile Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

925 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda İstanbul 8. Aile Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2012/600 Esas, 2016/809 Karar sayılı kararıyla kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili, tarafların evlenip Amerika'da yaşadıklarını, 1993 yılında Türkiye'ye temelli dönüş yaptıklarını, mimar olan davacının tüm birikimleriyle Türkiye'de 2 adet ev satın alınıp davalı adına tescil edildiğini açıklayarak Şişli'deki 17 nolu mesken yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yarı değere karşılık 100.000,00 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen iki taşınmazın davalının kendi kazancı ve ailesinden kalan miras ile edinildiğini, davacının hiç bir katkısının olmadığını, boşanma sonrasında ihtilaf çıkmasını engellemek için son derece değerli olan dava dışı Büyükada'daki taşınmazın davacıya bila bedel devredildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davacı ve davalının her ikisinin de çalıştıkları, 2002 öncesi alınan taşınmazın davalı adına tescil edildiği, taşınmazın gizli bağış olarak tescil ettirildiğine dair bir kanıtın davalı tarafça ileri sürülmediği ve ispat edilemediği, taşınmazın taraflarca birlikte alındığı, her iki tarafın da katkısının olduğu, hakkaniyete göre katkı payına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, tarafların dava konusu taşınmazın alımında %50 oranında katkılarının olduğunun kabulü ile 62.750,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, verilen ilk kararda dava konusu taşınmazın 1996 yılında satış yoluyla davalı adına tescil edildiği, davacı vekilinin 31.01.2012 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, davacının parasını kendisi ödediği halde, önceki evliliğinden çocukları olduğundan taraflar arasında sonradan husumet çıkmaması için satın alınan evlerin tapusunu davalı üzerine yaptığını açıkladığı, bir kimsenin bedelini ödeyerek üçüncü kişiden kendisi dışındaki birisi adına tapuda satın alma işleminin gizli bağış olduğu, tarafların 27.11.2007 tarihinde boşanmalarına karar verildiği,

İstanbul Adalar'daki dava dışı taşınmazın 14.12.2007 tarihinde satış gösterilerek davacının adına tescil ettirildiği, tarafların beyanları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya bağışlandığının kabul edilmesi gerektiği kanatine varıldığı, Borçlar Kanunu'na göre, bağıştan dönme için açılmış dava ve istek de bulunmadığı, bağışlama sebebiyle taşınmaz davalının kişisel malı olduğu,

kişisel mal üzerinde davacının katkı payı alacağı talebinde bulunma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilince temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire'nin 2017/14752 Esas ve 2019/3560 karar sayılı ilamıyla tasfiyeye konu edilen 17 no meskenin eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 15.08.1996 tarihinde satış yoluyla davalı adına tescil edildiği, her iki tarafın da evlilik birliği içinde çalışarak düzenli ve sürekli gelir elde ettikleri, mesken alımına yönelik davacı tarafça bağışı çağrıştıracak bir kavram, kelime veya söze dosya kapsamında rastlanılmadığı gibi, davacı eşin meskeni bedelsiz olarak bağış amacıyla davalı kadın adına tescil edildiğine ilişkin irade açıklaması bulunmadığı,

bundan ayrı davalı tarafta miras malı ve çalışması ile elde ettiği kazançla dava konusu meskenin edinildiğini savunduğuna işaret edilerek, Bölge Adliye Mahkemesince meskenin davacı tarafından davalıya bağışlandığına dair kabulün hatalı olduğu,

davacının, 17 nolu mesken yönünden katkı payı alacağı hakkı bulunduğu belirtilmiş, dosya kapsamı incelendiğinde Yargıtay'ın ve Daire'nin devamlılık gösteren uygulamaları doğrultusunda eşlerin taşınmazın edinilmesine katkı oranlarını belirleyecek yeterli veri olmadığı anlaşıldığından dosyadaki bilgi, belge, beyanlar karşısında ve TMK'nin 4. ve TBK'nin 50. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın 17 nolu mesken alımında %50 oranda katkıda bulunduğu kabul edilip,

bu oran tasfiyeye konu meskenin dava tarihi itibariyle değeri ile çarpılmak suretiyle davacının katkı payı alacak miktarı hesaplanmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 15.08.2012 tarihindeki değerinin 184.500,00 TL olduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacı tarafın %50 oranda katkısı olduğu hesaplandığında katkı bedeli 92.250,00 TL olup davacı tarafın karara istinafları bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince belirlenen 62.750,00 TL katkı payı alacağının mevcut bulunduğu kabul edilerek, davalı kadının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu istinaf ve temyize dair hükümler gereğince; İlk Derece Mahkemesinin dava hakkındaki kararı istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılıp Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında yeniden karar verildiği hallerde, söz konusu bu yeni kararın Yargıtay incelemesinden geçerek bozulduğu ve bozmaya Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verildiği takdirde, bozmanın gerekleri doğrultusunda işlem yapılıp sonucunda davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Somut olayda, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiş, ilgili Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nin 353. maddesi hükmü doğrultusunda ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir.

Temyiz incelemesinden sonra Daire'nin yukarıda izah edilen ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesinin davanın reddine dair hükmü HMK'nin 371. maddesi uyarınca bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi HMK'nin 373/3 fıkrası doğrultusunda bozma ilamına uyulmasına dair karar vermiştir. Bu aşamada, bozmaya uygun şekilde davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde "davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi " şeklinde karar ile yetinilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/6552, K. 2020/112, 14 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/6552
Karar No
2020/112
Tarih
14 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/6553 K.2020/355
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2019/6554 K.2020/98
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/6555 K.2020/1669
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/6556 K.2020/695
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/6557 K.2020/764
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/6557 K.2020/1068

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.