KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2019/733 E., 2020/488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 21.02.2018 tarihli ve 2018/10 Esas, 2018/149 Karar sayılı kararıyla kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
... 08.01.2018 tarihli ve 2018/1 sayılı davanamesi ile evlat edinenlerden ... (1995 doğumlu) ile evlat edinilen ... (2010 doğumlu) arasında onsekiz yaştan az fark bulunduğu gerekçesi ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.11.2017 tarihli ve 2017/213-2017/327 sayılı kararı ile kurulan evlatlık ilişkisinin kaldırılması talep edilmiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesince verilen karar, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalılar vekilince istinaf isteminin esastan red kararı temyiz edilmiştir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 317 ve devamı maddeleri kapsamında Cumhuriyet Savcısı tarafından açılan evlat edinilen ile evlat edinen arasına onsekiz yaştan az fark bulunması sebebine dayalı evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Evlat edinme ile ana ve babaya ait hak ve yükümlülükler evlat edinenlere geçmiştir (TMK mad. 314/l). Evlat edinilen Cansu 27.09.2010 doğumlu olup velayet altındadır. Yasal temsilcisi olan evlat edinenler ile evlatlık arasında menfaat çatışması mevcuttur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426.maddesinin (2.) bendinde. "Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamınca, ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atanacağı" hükme bağlanmıştır. Davada, davalılar ... ve eşi ... ile küçük ... arasında kurulan evlatlık ilişkisinin kaldırılması istenildiğine göre, menfaat çatışması sebebiyle, velayet sorumluluğuna sahip olan kişiler, çocuğu davada temsil edemezler.
Bu durumda, az önce yer verilen yasal düzenleme gereğince davada küçüğü temsil etmek, hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kayyım tayin edilmesi ve kayyımın huzuru ile davanın görülmesi, göstermesi halinde onun delillerinin de toplanması zorunludur. Doğrudan çocuğun haklarıyla ilgili olan bu husus gözetilmeden işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/733, K. 2020/488, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama