İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/1280 K.2021/5612

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.29.2019 tarihli ve 2018/326 Esas, 2019/127 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı…

Esas2020/1280Karar2021/5612Tarih29 Haziran 2021Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2020/1280 E., 2021/5612 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2021
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava türü
Ortaklığın Giderilmesi Hukuki Yararına Dayalı Muhdesatın Tespiti
İlk derece mahkemesi
Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.256 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.29.2019 tarihli ve 2018/326 Esas, 2019/127 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı ve davalı ... vekilleri ve davalı ...'nin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili. Bursa ili, Nilüfer ilçesi, 3083 parsel (yeni 5208/244) sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin müvekkiline, 1/4 hissesinin davalı ...'a ve 2/4 hissesinin ise davalı ...'ya ait olduğunu, davaya konusu taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazda kalıcı olarak yaptığı yapıların.

100 araba dolgu toprağı, 78 araba temel malzeme, 100 m. etrafa perde beton yapımı inşaat demirli, 300 saat iş makinesi çalışması(tevdiye ve dolgu için), 5 dönüm arsa için 1,5 metre panel tel ve 7 metre sürgülü kapı, 80 m sondaj, elektrik direği, 50 cm temelli ytongdan 100 m2 ofis, alüminyum cam, otomatik kapı, ofis için seramik, kapılar ve dolapların lake yapılması, 15 bin TL bedelli şömine, 700 m2 kilitli parke taşı, mutfak arkası balkon cam kapama ve bahçe rulo çim çocuk parkı, ofis içi asma tavan, tuvalet ve pis su giderleri için logar, tenteli 150 m2 gölgelik, 300 m2 rulo çim ve yeşil alan, alarm ve güvenlik sistemi olduğu belirtilerek,

bunların müvekkili adına mülkiyetinin tespitini istemiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu yapının davacı ...'ın torunu 3. kişi ... ... tarafından yapıldığını, davanın kötüniyetli olarak, yapılan muhdesatla hiçbir ilgisi olmayan hisse sahibi olduğu için ... üzerinden açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı ... ise, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; dava konusu taşınmaz üzerinde ofis olarak kullanılan prefabrik yapı, sulama sistemi, hareketli küpeşte, cam balkon, tel çit, su kuyusu, elektrik direkleri ve parke taşlarının zorunlu ve faydalı masraf niteliğinde olmadığı, bağımsız muhdesat niteliğinde olduğu, bu yapı ve eklentilerin davacının nam ve hesabına, davacının bedelini ödeyerek torunu olan dava dışı ... ... tarafından yapıldığı, tanık beyanları, davalıların ikrara yönelik kısmi beyanları, dosyaya sunulan faturalar, abonelik kayıtları, vergi kayıtları dikkate alındığında bu yapıların davacı tarafından yapıldığının kabulü gerekeceği belirtilerek,

davanın kısmen kabulüyle 5208 ada, 244 parsel (eski 3083 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve bilirkişi raporunda belirtilen ofis olarak kullanılan yapının, sulama sisteminin, hareketli küpeşte, cam balkonun, tel çitlerin, su kuyusunun, elektrik direklerinin, parke taşlarının davacı tarafından yapıldığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Yapılan kanun yolu incelemesi neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince (2019/466 E, 2019/767 K); tanık ... ... ...’ın beyanlarından dava konusu muhdesatın davacının torunu olan tanık ... tarafından yaptırıldığı, tanığın, anlaştığı yükleniciye bir miktar borcu kaldığı, muhdesatın yapımında davacının tanığa maddi yardımda bulunduğu, esas itibariyle iş yeri olarak yapılan muhdesatla davacının bir ilgisinin bulunmadığı, dava dışı üçüncü kişi tarafından yaptırılan muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin kabul edilmesine olanak bulunmadığı,

ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiş, davalı ...’nin istinaf talebinin ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.

Kurulan hükümde davacının kazanılmış hakkının gözetildiği belirtilerek, hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurmayan diğer davalı ... yönünden “Davacının davasının istinaf etmeyen davalı ...’nun taşınmazdaki payı (7/16) açısından sonuç doğuracak şekilde kabulü ile,

Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Görükle-Sakarya mahallesi, 5208 ada, 244 parsel (eski 3083 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve dosya içerisinde yer alan 04.01.2019 tarihli raporda belirtilen ofis olarak kullanılan yapının, sulama sisteminin, hareketli küpeşte, cam balkonun, tel çitlerin, su kuyusunun, elektrik direklerinin, parke taşlarının davacı tarafından yapıldığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine” karar verilmişti.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı, davalı ... vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın açıldığı tarihte, 5208/244 parselde (eski 3083), davacının 5/16, davalı ...'nin 1/4, diğer davalı ...'nin ise 7/16 hissesinin olduğu, 04.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda muhtesat olarak.

"100 m2 inşaat alanlı tek katlı ofis binası, 37,5 m2 hareketli küpeşte ile cam balkon verandası, sulama sistemi, dolgu yapılması stabilize serilmesi, dolgu ve stabilizenin makine ile sıkıştırılması, tel çit, su kuyusu, elektrik direği, 600,25 m2 kilitli parke taşı” nın belirlendiği, davalı ...’nin İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, gerekçeli karar henüz kendisine tebliğ edilmemişken 27.02.2019 tarihinde taşınmazdaki payını davacı ...’e sattığı, ...’in ise Bölge Adiye Mahkemesi kararı sonrası 08.06.2020 tarihinde öldüğü, güncel tapu kaydına göre; mirasçılarına intikalin yapıldığı,

taşınmazda 1/4 hissenin davalı ...’ye, geri kalan hisselerin ise davacı ...’in mirasçılarına iştirak halinde ait olduğu anlaşılmaktadır.

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında; her ne kadar dava konusu muhdesatın davacı ...’in torunu 3. kişi ... tarafından meydana getirildiğinden bahisle davanın reddi gerektiği belirtilmiş ise de; davacı tanığı olarak dinlenen ...’un “…yapının yapım bedelini ... ...’ya anneannemin adına kayıtlı sattığı dairelerden aldığı parayla ödedim. Yani bu binayı ben yaptım, davalıların rızası vardı. Yapının parasını da anneannem olan davacı karşıladı…” şeklinde beyanda bulunduğu, bu durumda muhdesatı yapan ...’un bunu davacı anneanne ...’in nam ve hesabına yaptığı sabit olduğuna göre, yanılgılı değerlendirmeyle Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddi yönünde gerekçe oluşturulması doğru değildir.

22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.

Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir.

Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna göre; tespiti istenen sulama sistemi, hareketli küpeşte, cam balkon, tel çit, elektrik direği, parke taşları, sökülüp götürülebilir olması nedeniyle dolgu ve stabilize serilmesi, dolgu ve stabilizenin makine ile sıkıştırılması ise iyileştirici ve tamamlayıcı mahiyette olması nedeniyle muhdesat niteliğinde değildir.

Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlerde, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı belirtilmiştir.

Bu doğrultuda, yukarıda belirtilen yapıların, değerlendirme yapılırken muhdesat niteliğinde olmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Öte yandan; davacının, Bölge Adliye Mahkamesi kararından sonra ölmesi nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiği, davalı ...’nin de İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra, henüz gerekçeli karar kendisine tebliğ edilmeden önce dava konusu taşınmazdaki payını davacı ...’e sattığı ve artık taşınmaz üzerinde paydaşlık sıfatının kalmadığı, muhdesatın tespiti davalarının ise kural olarak yalnızca paydaşlar arasında görülebileceği hususları da ayrıca gözetilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı ...’nin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekili ve davalı ...’nin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve davacıya iadesine, 44,40 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL'nin davalı ...’den alınmasına, 29.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/1280, K. 2021/5612, 29 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1280
Karar No
2021/5612
Tarih
29 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/1281 K.2021/5999
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/1281 K.2021/15250
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/1282 K.2021/7963
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/1282 K.2021/6000
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/1282 K.2021/15251
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/1282 K.2021/3532

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.