İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/2129 K.2020/6388

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün duruşmasız olarak davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından, duruşmalı…

Esas2020/2129Karar2020/6388Tarih20 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.033 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2020/2129 E., 2020/6388 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi, Tapu İptali Ve Tescil Olmadığı Takdirde Alacak
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.033 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün duruşmasız olarak davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından, duruşmalı olarak ise birkısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ancak duruşma istemleri değerden red olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı-birleşen davada davalı ... vekili, 2007 yılında satın alma yoluyla davacının tapuda paydaşı olduğu yedi parça taşınmazın davalılar ... ve ... tarafından herhangi bir hakka dayanılmaksızın kullanıldığını açıklayarak, payına vaki elatmanın önlenmesi ile 250,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiş, harca esas değer 6.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Bozma sonrası davacı ... tarafından ikame edilerek temyize konu eldeki dava dosyası ile birleşen tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istekli davanın ise reddini savunmuştur.

Davacı ... vekili, davacı ... tarafından açılan davaya konu taşınmazlardan tapuda 27 parsel numarasıyla kayıtlı arsanın (eski 1949 parsel) 1971 yılında harici satış sözleşmesi ile davacı tarafından o tarihlerde tapu maliki olan ...'ın eşi ... ...'tan satın alındığını ve üzerine 1972 yılında ev inşa edildiğini, taşınmazın üzerinde bulunan evin davacıya ait olduğu hususunun taşınmazın tapu kaydındaki muhdesat şerhiyle de sabit olduğunu, ...'ın 2007 yılında vefat ettiğini, mirasçılarının taşınmazı davacıya devretmeyip karşı davalı ...'a satış yapıp tapuda devrettiklerini açıklayarak iki ayrı dava ikame etmiştir.

Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/634 Esas nolu dava dosyasında, davacı ... davasını davalı paydaş ... ile ... mirasçılarına yöneltmiş; talebini davalı ... adına olan kaydın iptali ile davacı ... adına tescili, bu talep yerinde görülmediği takdirde muhdesatın bedelinin davalı ...'dan tahsili, bu talepte yerinde görülmez ise denkleştirme ilkeleri gözetilerek arsa bedelinin ... miraçılarından tahsili olarak açıklamış, dava değeri fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL olarak bildirilmiştir.

İlgili dosyada yapılan yargılamada ... mirasçılarına yönelik talep 14.06.2011 tarihli celsede tefrik edilmiştir. Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas nolu dava dosyasında davacı ... davasını 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki diğer paydaşları davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'e yöneltmiş; talep muhdesat şerhiyle kayıtlı olan evin bedeli karşılığı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 23.164,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsili olarak açıklanmıştır.

Vefat eden davalılar ... ve ... mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacı ... tarafından bozmadan sonra açılan iş bu davaların eldeki temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Davalılar, asıl davanın ve birleşen davaların reddini savunmuştur.

Mahkemece verilen ilk kararda, davacı ... tarafından açılan davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Davacı ... vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay 1 HD'nin 2010/508 Esas 2010/1488 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu 20, 22, 26, 29, 33 ve 61 parsellere davalıların elatması olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğu, ancak dava konusu 27 parsel haricindeki taşınmazlar yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış olduğunun anlaşıldığı,

öte yandan davacı ve dava dışı kişiler adına kayıtlı 27 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı ... vekili 28.11.2007 tarihli keşif sırasında;”… davacı vekilinin gösterdiği taşınmazlar müvekkilimin tasarrufu altındaki yerlerdir...” diğer davalı ... de 21.7.2009 tarihli keşif sırasında;”7 numaralı taşınmazda oturuyorum 7 ve 7/A’daki avlu içinde yapılan depo, wc ve banyoyu kendimiz yaptık, ancak ev dedemiz ...’e aittir…” şeklinde beyanda bulundukları, bu durumda, her iki davalının 27 nolu parseli kullandıkları tartışmasız olduğu,

her ne kadar, kayıtlarda binaların ...’e ait olduğuna ilişkin şerh var ise de, anılan şerhin sahibine kişisel hak sağlayacağı ve şerh sahibi tarafından açılmış bir temliken tescil davası da bulunmadığı, hal böyle olunca, 27 parsel yönünden davalıların elatmasının önlenmesine ve ecrimisil isteğinin kabulüne, diğer parseller bakımından da hükme yeterli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen kararda; tüm dosya kapsamı, mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davaya konu 27 parsel sayılı taşınmaz kapsamında 1 katlı ahşap evde bilirkişi tarafından hazırlanan krokide A harfi ile gösterilen yerde davalı ... ve dedesi ... ile birlikte oturdukları, krokide B harfi ile gösterilen yerde ise davalı ...’in oturduğu, 27 parsel sayılı taşınmazın 309,00 m2 olduğu, ilgili dava konusu taşınmazda bir kat ahşap ev yapıldığı, bunu ...'in yaptığı, tapuya bu şekilde şerh edildiği, davalı/karşı davacı harici satışla arsayı satın aldığı,

ancak tapu devri yapılmadığından şerh düşülen evde davacıların ecrimisil isteyemeceği, ilgili taşınmaza şerh düşülen evin bedelini davalı/karşı davacının talep edebileceği, satışın resmi olarak yapılmadığı, harici satış sözleşmesinin resmi tapulu taşınmazda kabul edilmediği gerekçesiyle davacı-birleşen davada davalı ...'ın açmış olduğu ecrimisil davasının reddine, davalı-birleşen davada ...'nın dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat konumlu binanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine,

değeri yönünden ise kabulü ile 23.164,00 TL’nin 7.500,00 TL’sinin Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi davasının açılış tarihi olan 14.12.2010 tarihinden tibaren, kalan miktar 15.664,00 TL’sinin ise Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava tarihi olan 08.01.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., den yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Hüküm, süresi içerisinde davacı-birleşen davada davalı ... vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre her iki taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Davacı ... tarafından açılan mülkiyet hakkına dayalı olarak üçüncü kişiye karşı paya vaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli asıl dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel mahkeme Daire bozmasına uymuşsa da bozmanın gereğini tam yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davalılar ... ve ...'in dava konusu diğer parselleri kullanmadığı sabit olup, bozmada belirtildiği şekilde sadece kullandıkları tartışmasız olan 27 parsel yönünden davalıların elatmasının önlenmesine ve ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davan reddi hatalı olmuştur.

Davacı ... tarafından açılan birleşen davada ise, 27 parselin tapu kaydındaki şerhte gözüken muhdesattan kaynaklı alacak isteğinin kabulüne karar verilmesi yerinde olmuş ise de davalıların tapuda belirli oranda paydaş oldukları dikkate alınmamıştır. Paydaş davalıların her birinin pay oranları dikkate alınarak sorumlu tutulacakları miktar karar yerinde gösterilmeksizin yazılı şekilde alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline şeklinde karar verilmesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (2). bentte gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının (1). bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 20.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/2129, K. 2020/6388, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2129
Karar No
2020/6388
Tarih
20 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2130 K.2020/10769
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/2130 K.2020/5097
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/2130 K.2020/21924
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2131 K.2020/10494
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2020/2131 K.2020/21925
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/2131 K.2020/5747

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.